NAZLI ILICAK

Mesai ve cuma

Zaman gazetesinin bir haberi: "10 yıl çalıştığı kurumdan, cuma namazına gittiği için çıkartılan Metin Erkul, işyerini mahkemeye verdi. 2 yıl süren davada, mahkeme, 'dinsel ayrımcılık ve baskı' uygulandığı gerekçesiyle, işyerini tazminat ödemeye mahkûm etti."
Geçtiğimiz gün, Haber Türk'te çalışan Belkıs Kılıçkaya telefonla aradı ve habere dikkatimi o çekti. Dedi ki, "Mesai saatleri, cuma namazına göre ayarlansa, bu gibi vakalarla karşılaşmayız. İsteyen cumaya gider, isteyen o sürede başka bir iş yapar. Böylece, insanlar da, 'cumaya gidiyor' diye damgalanmaz. Zira bazen, cumaya gitmek, o kişinin lehinde oluyor; bazen de aleyhinde. Özellikle AK Parti iktidarı döneminde kamu kurumlarında. Söylenen o ki, mevcut iktidarın gözüne girmek için, herkes, cuma günleri, namaz saatinde camilere koşuyor."
Belkıs Kılıçkaya'nın görüşüne aynen katılıyorum. Laik bir devlet, dindarına güçlük çıkaran bir devlet değildir. Özgürlükleri genişletir, farklı seçenekler sunarsanız, tam da laikliğin gereğini yerine getirmiş olursunuz. Hem o zaman kimin ne yaptığı, cumaya gidip gitmediği de belli olmaz. Keşke bu istikamette bir zihniyet değişikliği ortaya çıkabilse. O zaman bu gibi tartışmalar da ortadan kalkacaktır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.