NAZLI ILICAK NAZLI ILICAK

Kayseri olayında iddialar ve gerçekler

Mesele aslında hiç karışık değil. Ama Kemal Kılıçdaroğlu, yerli yersiz sorduğu sorularla kasıtlı olarak kafaları karıştırıyor.
Aşağıda, Kılıçdaroğlu'nun iddialarını ve işin doğrusunu kısa özetler halinde yayınlıyorum.
1) "Hacı Ali Hamurcu, Belediye'deki rüşvet çetesini ele verdi, bunun üzerine Silivri'ye gönderildi."
İşin doğrusu:
Hamurcu'nun yolsuzluk yaptığı duyumunu alan Kayseri Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, suç duyurusunda bulundu. Hamurcu yakalanınca, kendisini kurtarmak için Belediye Başkanı dahil, Belediye'de çalışan ve Belediye Meclisi'nde görev yapan 50 kişiyi suçladı. Silivri'de yatmasının sebebi ise, Mason Locası Üstatlarından Kaya Paşakay ve Asım Akin'e suikasta teşebbüs etmesi.
2) "Hamurcu, 26 sayfalık ifade verdi. Rüşvet ve irtikapla ilgili olan 10 sayfa gizlendi."
İşin doğrusu:
26 sayfalık ifade, Kayseri Cumhuriyet Savcılığı'nda aynen duruyor. Rüşvet ve irtikapla ilgili suçlamaların bulunduğu 16 sayfalık kısım, savcılık tarafından soruşturuldu ve 9 ayın sonunda Hamurcu'nun suçladığı 50 kişi hakkında "Kovuşturmaya gerek yok" kararı verildi. (13.3.2008-
İmza: Kayseri Cumhuriyet Başsavcı vekili İsmail Dalan) AK Parti değil ama CHP, şikâyetçi Hamurcu'nun Kayseri Savcılığı'na 24.10.2007'de verdiği 3 sayfalık şu ifadeyi gizledi: "İşbirliği yaptığım Süleyman Temeltaş, bana, hakkımdaki suçlamalardan kurtulmam için belediyedeki üst düzey görevlileri suçlamamı söyledi. Önceki ifadelerim gerçek dışıdır. Petrol istasyonlarıyla ilgili olarak açıkladığım usulsüzlükler tamamen hayalidir." CHP ifadeyi saklamasaydı, iddiaların hayali olduğu daha ilk başta ortaya çıkacaktı.
3) "Vali yardımcısı İbrahim Yurdakul, 'Rüşvet var' dediği için Gaziantep'e atandı ve meselenin üstü kapatıldı."
İşin doğrusu:
21.8.2007'de vali vekili İbrahim Yurdakul, "İsnat edilen suçlar, Türk Ceza Kanunu'nun 252'nci maddesindeki rüşvet suçunu oluşturuyor. Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 17'nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi uygundur" diye yazdı. 3.9.2007'de ise, İçişleri Bakanlığı, Kayseri Valiliği'nden gelen bu yazıyı, "gereği yapılmak üzere" Kayseri Başsavcılığı'na iletti. Demek ki, rüşvetin üstü örtülmemiş.
4) "Muhakkik tayin edilen vali yardımcısı Ali Yener Erçin, bilirkişi raporunu beklemeden 'Rüşvet yoktur' diye yazdı ve bunu İçişleri Bakanlığı Müsteşarlığı'na tayini çıkan Kayseri Valisi Osman Güneş'e imzalattı."
İşin doğrusu:
Ali Yener Erçin, rüşvetle değil, sadece görevin kötüye kullanılmasıyla ilgili inceleme yaptı. (Rüşvetle ilgili soruşturmayı Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı yürütüyordu.) Ali Yener Erçin, 23.11.2007'de muhakkik olarak görevlendirildi. 28.11.2007'de, Melikgazi ve Kocasinan Belediyelerinden uzman bilirkişi talep etti. Ama aynı zamanda, bu bilirkişilerin isimlerini, söz konusu iki belediyeden telefonda öğrenerek, 4 kişiyi, 30.11.2007'de görevlendirdi.
Uzman bilirkişiler, 13 petrol istasyonu ve 6 taksi durağını incelediler.
Raporlarını, 3.12.2007'de vali yardımcısı Erçin'e teslim ettiler. Erçin de, onların raporlarına dayanarak, bir usulsüzlük olmadığı sonucuna vardı. Bu görüş, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na da gönderildi. Başsavcılık, "Belediye Başkanı ve belediye görevlileri hakkında işleme konulmama kararı usul ve yasaya uygundur. İtiraza gerek görülmemiştir" hükmünü verdi. (Kayseri Başsavcı vekili İsmail Dalan-1.02.2008)
5) "Hamurcu'nun avukatı Yusuf Erikel'in otel masrafı Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılandı."
İşin doğrusu:
Belediye Başkanı Özhaseki, Kılıçdaroğlu'nun otel masrafının karşılandığını gösteren belgeyi bir an önce yayınlamasını bekliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.