NAZLI ILICAK NAZLI ILICAK

Kılıçdaroğlu'na Kayseri Başsavcılığı'ndan çağrı

Gazeteci arkadaşımız Ruşen Çakır, CHP Kurultayı'na gittiğinde, benimle ilgili eleştiriler almış. Neden Kemal Kılıçdaroğlu'na bu kadar muhalif olduğum, kendisine sorulmuş. Oysa, ilk seçildiği günden beri, Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin önünü açabileceğini yazıp duruyorum. Taa ki, meşhur "Kayseri iddiasına" gelinceye kadar. Bu işin peşini bırakmak niyetinde değilim. Bir yandan "Silivri'deki aydınların" haksızlığa uğradığından söz edeceksiniz ve "masumiyet karinesi" diyeceksiniz, bir yandan ise, ona buna çamur atıp, sonra, soğukkanlılıkla, o kişilerin kendilerini temize çıkarma çabalarına seyirci kalacaksınız... Günlerdir Kayseri Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, suçsuz olduğunu anlatmaya gayret ediyor. Ve Kılıçdaroğlu, hatasını anlamasına rağmen, "Yanılmışım" deyip, özür dilemeye yanaşmıyor. Bu bir karakter zaafıdır ve tehlikelidir.
İşte Kayseri Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Siyami Başok da bir açıklama yaptı. Bu açıklamayı yapmasının sebebi, Kılıçdaroğlu'nun bir cümlesi. CHP Genel Başkanı aynen şöyle demişti: "Kayseri'de, Valilik, Adliye ve Belediye arasında şeytan üçgeni var; bu arada tezgâh dönüyor."
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kayseri Belediye Başkanı'nı suçlayan Hacı Ali Hamurcu'nun dolandırıcılıktan mahkûm olduğunu ve kararın Yargıtay tarafından 2.7.2009 onanarak kesinleştiğini hatırlatıyor. Bunun yanı sıra, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, Başkan vekilleri, Genel Sekreteri, Genel Sekreter yardımcıları, vesair belediye bürokratları hakkındaki rüşvet iddialarının soruşturulduğunu, alınan ifade ve savunmalar sonucunda, bütün bilgi ve belgelerden edinilen kanaatle, 12.3.2008 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirtiyor. Ayrıca, Savcılık, Ali Hamurcu'nun avukatı Yusuf Erikel'in, Kayseri Belediye Başkanı'na yönelik şantaj iddialarına da açıklamasında yer veriyor. Yusuf Erikel, 10 milyon lira bedelli bir senetle Özhaseki'den para sızdırmaya kalkışmış, Özhaseki böyle bir senedi imzalamadığını söyleyerek savcılığa şikâyet etmiş. Bir arama sırasında 10 milyon bedelli o senet ele geçiriliyor. Bilirkişi, "Özhaseki'ye ait değildir; imza sahtedir" diyor. Konu, Üsküdar Savcılığı'na intikal etmiş durumda.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Siyami Başok, bir de çağrı yapıyor: "Delili olan getirsin. Bu kişiler hakkında suç işlediklerine dair bilgi ve belgelerin ibraz edilmesi halinde, yasal gereğinin takdir ve ifa olunacağından şüphe duyulmamalıdır. Öte yandan, yargı mensuplarının takdir yetkilerini hukuka aykırı, kötüye kullandıklarına dair bilgi ve belgelerin iletilmesi halinde, merciince gereğinin yapılacağı şüphesizdir."

***
Şimdi Kılıçdaroğlu'na düşen bir görev var. İddialarının arkasında durmak, "Valilik, Adliye ve Belediye arasındaki şeytan üçgeninin" belgelerini Kayseri Başsavcısı Mehmet Siyami Başok'a teslim etmek. Aksi takdirde, (bir defa daha) "müfteri" damgasını yemekten kurtulamayacaktır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.