NAZLI ILICAK

İyilik ve iç huzuru

Soğuk bir kış gecesinde eve dönerken kaldırımın ortalık yerinde duran genç bir adama rastladım. Elektrik direğine sarılmıştı. Yanından gelip geçenler, onun sarhoş olduğunu söylüyorlardı. Ama temiz pak giyinmişti, sarhoş bir hali de yoktu. Yanına yaklaştım; dudaklarından iniltiye benzeyen tek bir kelime çıkabildi: "Hastayım."
Kar iyice bastırmıştı. Önümüzden gelip geçen taksilerin hiçbiri durmuyordu. Nihayet tam ümidimi kesmişken, yaşlı bir şoförün kullandığı araba durakladı, hastamızı hemen bir hastaneye götürmemiz gerektiğini ona söyledim. Acilde nöbetçi doktora başvurduk. Doktor, bizi kutladı. "Bu genç adamı donmaktan kurtarmışsınız"dedi. İlk yardımlar yapıldı. Meğer, ani bir şeker düşmesiyle komaya girmek üzereymiş. Biraz kendine gelince hastayı gene aynı taksiyle evine götürdük. Karısı ve çocukları büyük bir endişeyle beklemekteydi. Bize nasıl teşekkür edeceklerini şaşırdılar. Evden çıkınca şoföre borcumun ne olduğunu sordum. Baktım gözlerinden yaş akıyordu. Bana "Borçlu değil, alacaklısın yavrum. Böyle bir iyiliğe beni ortak etmekle borcunu zaten ödemiştim. Ama belki de 20 yıldır ağlamayı unutan benim gibi bir adama bazı duyguları hatırlattığın için alacaklı duruma düştün"dedi. Kucaklaşıp, helâlleştikten sonra birbirimizden ayrıldık. Gecenin ayazını duymuyor ve evime yürüyerek gitmek istiyordum. Kim bilir... belki yolumun üzerinde yardımımı bekleyen bir insan daha bulabilirdim.
(Saim Güven'e teşekkürler)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN