NAZLI ILICAK

Dink ve Şener

Nedim Şener'in cezaevinden çıkmasına en çok sevinenlerden biriyim. Çünkü kitaplarını, onunla, karşı karşıya tartışacak fırsatım var artık. Yasin Hayal'in de açıklamalarının ortaya koyduğu gibi, Dink cinayetinde Jandarma ayağı çok önemli. Erhan Tuncel, nisan-mayıs 2006'dan sonra, Jandarma ile çalışmaya başlamıştı. Ve muhtemelen, Trabzon Jandarma Alay Komutanı Albay Ali Öz'ün cinayete giden süreçteki gelişmelerden haberi vardı. Şener, kitabında, bırakınız Jandarma'nın sorumluluğunu dile getirmeyi, ihmali görülen İstanbul'daki Emniyet mensuplarını bile kayırıyor. Buna mukabil, "Fethullahçı" diye tanımladığı Ramazan Akyürek'in, İstihbarat Daire Başkanlığı'ndaki Log kayıtlarını silerek, Mülkiye Müfettişlerini yanlış yönlendirdiğini, amacının, İstanbul İstihbaratı'nı suçlu duruma düşürmek suretiyle, bu göreve bir başka "Fethullahçı"yı, Ali Fuat Yılmazer'i getirmek olduğunu belirtiyor. Her iki kitabı da, (İstihbarat Yalanları-Kırmızı Cuma) ağırlıklı olarak, Hanefi Avcı paralelinde "Emniyet'teki Fethullahçı örgütlenme" iddiasını kanıtlamak üzere yazılmış.
Cezaevinden çıkarken, "Hrant Dink'i katleden karanlık güçler bugün bizim özgürlüğümüzü tehdit ediyorlar" dedi ya... İşte karşı karşıya geldiğimizde bu iddiasını bir de bana izah etmesini isteyeceğim. Başaracağını pek sanmıyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN