NAZLI ILICAK

Sütten çıkan ak kaşık değil herkes

Davalarda sona yaklaşılırken, askeri müdahale iddialarını yalanlama kampanyası da şiddetlendi. Hâkim ve savcılar konuşamadığı için, avukatlar ve sanık yakınları kamuoyu vicdanında kendilerini aklamaya çalışıyor. Peşinen söyleyeyim, yargıya intikal etmiş davalarda haksızlığa uğrayanlar mutlaka mevcuttur. Çok büyük çoğunluğun Ergenekon paketi içinde toptancı bir zihniyetle yargılanması da doğru değil. Ama sanki askerler hiçbir şey yapmamış, birileri onlara komplo kurarak Türk Silâhlı Kuvvetleri'ni zaafa düşürmek istemiş gibi hikâyeler inandırıcı olmuyor. Bu ordu 2 darbe yaptı; 2 defa da hükümeti devirdi; 12 Mart'ta muhtıra yoluyla; 28 Şubat'ta perde arkasından yürüttüğü baskılarla.
* Birinci Ordu Komutanı Çetin Doğan'ın birtakım işler karıştırdığı, o tarihte zaten MİT tarafından tespit edilmişti. Mustafa Balbay'ın 30 Mayıs 2003 tarihli notunda MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun'dan naklen şu bilgi var: "Eğer kaynak mektuplarsa, bize de geliyor. İstanbul'dan, Birinci Ordu'dan geliyor. Oraya baksan. Birinci Ordu'da her şey hazır. İhtilâle hazırlanıyorlar."
Dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök de, 5-7 Mart 2003 tarihli Plan Semineri'nin kurallara uygun olarak oynanmadığını açıkladı. Zaten gerçek isimlerin kullanıldığı o Harp Oyunu'nda, bir "Milli Mutabakat Hükümeti" kurulmasından da söz ediliyor. Çetin Doğan, "jenerik senaryo" kılıfı altında "Genelkurmay Başkanı'na, ültimatom ver; bu işin sonu b... ktur, deriz" bile diyor. Sırf ismi çeşitli listelerde yer aldı diye bazı askerlerin Balyoz'dan yargılanması doğru olmayabilir. Ama kimilerini de "sütten çıkan ak kaşık" gibi göstermek yanlış.
* Aynı şeyi İrtica ile Mücadele Eylem Planı'nı hazırlayan Dursun Çiçek için de söyleyebiliriz.
Bir süredir meseleye temas etmiyordum. Fakat kamuoyunu yönlendirme çabaları karşısında bazı gerçekleri anlatma lüzumunu hissettim. Bir kere İrtica ile Mücadele Eylem Planı'ndaki o imzanın Dursun Çiçek'e ait olduğu, TÜBİTAK, Emniyet ile Jandarma Kriminal ve Adli Tıp tarafından belirlendi. Ayrıca, Gölcük Donanma Komutanlığı'nda, parke altında ele geçen bilgisayar hard diskinde (5 nolu), -polis raporuna göre oluşturma tarihi 2 Mart 2008, son erişim tarihi 21 Mart 2009 olan- "Proje" isimli bir belge var. "Proje" bir taslak metin; İnternet Andıcı ve İrtica ile Mücadele Eylem Planı, makamdan Proje'ye onay alındıktan sonra hazırlanmış. "İrtica ile Mücadele Eylem Planı'nın 2009 tarihini taşıdığını nereden biliyorsunuz?" diye sordu İrem Çiçek Haber Türk'te. Proje'nin tarihi belli: Son kayıt 21 Mart 2009. Elde başka hiçbir delil bulunmasa bile, bu yeterli değil mi?
Askerlere ait internet sitelerinde, kara propaganda haberleri yapılmadı mı? Zaten İrtica ile Mücadele Eylem Planı da, internet siteleri gibi, çeşitli yöntemlerle hem hükümeti, hem de Gülen Cemaati'ni yıpratmayı hedefliyor. Daha önce de, sözde Şemdin Sakık'ın ifadelerine dayanılarak hazırlanan bir başka andıç yok muydu piyasada? Kısacası, "Biz böyle şeyler yapmayız. Sütten çıkmış ak kaşığız" söylemi hiç, ama hiç inandırıcı değil.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN