NAZLI ILICAK

Lütfü Oflaz

"12 Eylül'de bile Balyoz ve Ergenekon davalarında yapılan hak suistimalleri görülmedi" diyenlere, gazeteci Lütfü Oflaz öfkeleniyor. Bu öfkesini yenemeyip benimle buluştu ve 12 Eylül'de başından geçenleri anlattı.
"Askeri Mahkemede yargılanırken, karar aşamasına gelindiğinde, heyet değiştirildi ve tek bir yargıç görevlendirildi. O da, avukat savunması olmadan, bilirkişi raporu istemeden beni mahkûm etti. Oysa Askeri Yargıtay'ın bile 'Bir yazıda geçen tek cümle dolayısıyla mahkûmiyet verilemez' mealinde içtihadı mevcuttu. Ben, Milli Güvenlik Konseyi'nin Meclis'i ve partileri kapatmasını eleştirmiştim. Konsey'e hakaret ettiğim iddiasıyla yargılanıp, ceza aldım. Evrensel hukuk ilkesi ve bizim Türk Ceza Kanunumuz, aleyhte olan bir hükmün geriye doğru işletilmeyeceğine amirdir. Oysa benim yazımın yayınlandığı tarihten çok sonra çıkarılan yasa geriye doğru işletilerek 3 yıldan az cezaya temyiz kaldırıldı. Ben de, temyiz hakkından yararlandırılmadım ve 10 aya mahkûm oldum."
O tarihte (3 Eylül 1981) şöyle bir yazı yazmıştım ben de Tercüman'da: "...Hukuk devletinin önemli bir ilkesi çiğnenmekte, hem savunma hakkı, hem de bir mahkemeye karşı, bir üst mahkemeye müracaat hakkı ortadan kaldırılmaktadır."
Balyoz ve Ergenekon mahkemeleriyle, 12 Eylül düzeni kıyas kabul etmez. O gün sanıkların savunma hakkı ve temyiz hakkı dahi ellerinden alınmıştı. Bugün, belki geniş kapsamlı örgütlü suçlar dolayısıyla bazı sorunlar yaşanıyor. Ama unutmayalım ki, Türkiye yıllardan beri kökleşen askeri vesayetle mücadele ediyor; darbeci genleri temizlemeye uğraşıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN