NAZLI ILICAK

Kısa bir Kayseri ziyareti

Çarşamba akşamı Abbas Güçlü'nün Genç Bakış programına katılmak üzere Kayseri'ye gittim. Erciyes Üniversitesi'nde gençlerle birlikteydim. Biraz Erciyes Üniversitesi hakkında bilgi vermek istiyorum. Büyük bir kampusa sahip, akademik performansı yüksek olan bir devlet üniversitesi. Bir süre, rektör Fahrettin Kaleştemur ile görüşüp, bilgi aldım. Bana, Orta Doğu Teknik Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren ve üniversitelerin başarılarını değerlendiren URAP'ın kriterlerine göre, Erciyes Üniversitesi'nin Türkiye'nin tümünde 14'üncü; İstanbul, Ankara, İzmir'i hariç tuttuğumuz takdirde ise, Anadolu'da 1'inci üniversite olduğunu söyledi. "Ama, Türkiye'deki başarımız yeterli değil, Ar-ge konusunda yeni yatırımlarımız var, dünyadan bilim adamlarını davet ediyoruz. Uluslararası sahada adından söz edilen bir bilim kuruluşu haline gelmek amacındayız" dedi. Fahrettin Kaleştemur, çıtayı bir hayli yükseltiyor ve uluslararası rekabete yöneliyor.
Türkiye'de 103'ü devlet, 168 üniversite mevcut. URAP'a göre, Erciyes Üniversitesi, 14'üncü sırada. Erciyes Üniversitesi'nden puanı daha yüksek olan üniversiteleri şöyle sıralayabiliriz: 1'inci Hacettepe, 2'nci ODTÜ, 3'üncü Ankara Üniversitesi, 4'üncü Ege Üniversitesi, 5'inci İTÜ, 6'ncı Boğaziçi, 7'nci İstanbul Üniversitesi, 8'inci Gebze Yüksek T.E, 9'uncu İzmir Yüksek T.E, 10'uncu Bilkent, 11'inci Gazi, 12'nci Sabancı, 13'üncü Koç Üniversitesi.

***

Bu kadar iyi bir üniversitede okuyan gençlerin hallerinden memnun olmaları gerekir öyle değil mi? Ne gezer! Genç Bakış programına katılanların çoğu gayrimemnuniyetlerini dile getirdiler. Acaba, memnun olan büyük kitle, dersleriyle meşguldü, gelemedi de, dertli olanlar mı icabet etti, onu bilemeyeceğim. Ama insanın biraz da şükretmesi gerektiğine inanıyorum. Çoğu, okumak için Kayseri dışından gelmiş gençlerdi. Abbas Güçlü, "Kayseri'yi seviyor musunuz?" diye sordu. Baktım büyük çoğunluk Kayseri'yi de sevmiyor. Oysa, Kayseri yıllar içinde çok gelişmiş bir kentimiz. Kayserililer ise, son derece misafirperver, sıcak insanlar; hem de çok akıllı. Üstelik müthiş hayırsever. Erciyes Üniversitesi'ni gezerken, bütün fakültelerin hayırseverler tarafından inşa edilip, hibe edildiğini gördüm. İsimleri iri harflerle binaların üzerinde yazılmıştı. Zaten bu kentimizde "Paran kadar konuş" değil, "Hayrın kadar konuş" sözü geçerli.
Tabii gençlerin haklı yakınmaları da var. Özellikle harçlar konusunda. Malum, üniversite harçları kaldırıldı ama 2'nci öğretimde devam ediyor. Bunun bir mantığı yok. Toplantı sonrası yanıma gelen talebelerin durumunun sıkıntılı olduğunu gördüm. 100 lira, 200 lira onlar için çok önemli. "Hiç değilse, bizim harçlarımız da düşürülsün; taşıyabileceğimiz orana indirilsin" talebini dile getirdiler.
***

Biraz da Kayseri'den söz edeyim... Erciyes'e çıktım. Başkan Mehmet Özhaseki, burayı Avrupa'nın önde gelen kış turizm merkezi haline getirmeye kararlı. 275 milyon Euro'luk dev bir tesis yapılıyor. Belediye tamamen kendi kaynaklarından finanse ediyor. 200 kilometrelik kayak pisti, 5 bin yatak kapasitesi, 1 milyon 700 bin metrekareyi suni karla kaplama imkânı... Bütün bu yatırımlar 2 sene içinde tamamlanacak.
Bir de kültür sahasında yapılanları sıralayayım:
2000 yıllık Kayseri Kalesi, içindeki dükkânlardan temizlenecek, Kültür ve Sanat Merkezi kurulacak.
Dünyanın uygulamalı ilk tıp fakültesi olan Gevher Nesibe Şifahanesi, Selçuklu Müzesi'ne dönüşecek.
Büyükşehir Belediyesi'nin konservatuarında, yılda yaklaşık 5 bin kişi, hiçbir ücret ödemeden resim, müzik, tiyatro eğitimi alıyor. 2 sene sonunda kendilerine sertifika veriliyor.
Kayseri'de bana refakat eden Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Oktay Durukan'a, hemşehrilerinin ticari zekâsının nereden kaynaklandığını sorunca şu cevabı aldım: "Asur/Hitit döneminden beri, buranın halkı ticaretle ilgilenmiş. Kayseri, bugün Kültepe denilen yerde kuruldu. Kazılarda tabletler ortaya çıkıyor. Bakıyorsunuz, çek ve senet."
Kayserililerin misafirperverliğini de, Selçuklu döneminden kalan döner kümbetlere bağlayabiliriz. Kayseri'de yüzlercesine rastlıyorsunuz. Üst tarafında yolculuk yapanların konakladığı oda var; alt tarafında, hayır yapıp, o kümbeti inşa ettirenlerin mezarı bulunuyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN