NAZLI ILICAK

Denetimsiz güç

Partili cumhurbaşkanı, aynı zamanda o kişinin partinin Genel Başkanı sıfatını taşıması sonucunu mu doğuracak? Bu noktada, Celâl Bayar ile Adnan Menderes arasındaki bir konuşmayı hatırlayalım:
Bayar, Menderes'e DP'nin Genel Başkanı olarak kalmayacağını, çünkü böyle bir durumun partide iki başlılığa sebebiyet vereceğini söylemişti. Bayar'ın talebi üzerine, Menderes, partinin hem Genel Başkanı, hem de Başbakan oldu.
Genel Başkan olmak önemli. Özellikle Türkiye'de. Zira bizim ülkemizde, ön seçim yapılmadığı için ya da çok sınırlı bir uygulaması olduğundan, milletvekillerini liderler belirliyor. Bu suretle, Genel Başkanlar, TBMM'de parti grubuna, dolayısıyla yasama organına hâkim oluyor. Partili cumhurbaşkanı, Genel Başkanlığı muhafaza etmediği takdirde, zaman içinde etkisizleşecektir. Genel Başkan koltuğuna oturursa da, büyük bir güç temerküzü söz konusu olacaktır. Özellikle Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu'nda yeterli demokratikleşme adımları atılmadığı takdirde, "partili cumhurbaşkanı", hem partiye, hem Başbakan'a, hem hükümete, hem de Meclis'e hâkim olacaktır. Böyle denetimsiz bir güç birikimi demokrasi standardını iyice aşağılara çeker.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN