DİŞ HEKİMİ İLKER ERDOĞAN DİŞ HEKİMİ İLKER ERDOĞAN

Diş tedavisi olurken hepatit olmayın

Diş hekimleri, hastalarının enfeksiyon kapmaması için gerekli tüm önlemleri alırlar. Ancak sizlerin de hekiminizi doğru bilgilendirmeniz, bulaşıcı bir hastalığınız varsa bilgi vermeniz son derece önemlidir

Geçen haftalarda bir okurumuz, hepatit B virüsü taşıdığı için hekimin kendisini tedavi etmek istemediğinden yakındı. Burada öncelikle hepatit B taşıyıcısı olan hastayı tebrik etmek gerek dürüst olduğu için.
80'li yılların başlarında diş muayenelerinin hepatit B virüsünün bulaşmasına neden olabileceği konusunda endişeler belirdi. Oysa diş hekimliği bu konuda gerekli ve yeterli önlemleri almıştır ve endişeyi gerektiren bir durum yoktur. AIDS ve HIV'in ortaya çıkması, diş doktorlarını hazırlıksız yakalamadı. Diş hekimi ve hastası arasında tam bir güven ve doğruluk olması genel tıp kuralıdır. Diş hekiminin, hastasının genel sağlık durumunu bilmesi esastır. Çünkü ağıza yapılacak bir müdahale vücudun diğer organlarını da etkileyebilir.

Diş doktoru hastalığı bulabilir
200'e yakın hastalığın ağızla ilgili belirtileri vardır. Bazen bir diş hekimi, diğer doktorların henüz fark etmediği bir sağlık sorununu ortaya çıkarabilir. Örneğin diş etlerinin bol ve sık kanaması löseminin bir sonucu olabilir. Ağızdaki aseton kokusu yüksek şekere işarettir. Diş hekimi birçok hastalığın ilk belirtilerini de yakalayabilir. Ayrıca bazı hastalıkların ağızdaki etkilerini de diş doktoru giderir. Bu, özellikle AIDS'te söz konusudur. Diş doktoru bu tür bulguları mutlaka hastasına söyler. Özellikle AIDS'te durum çok belirgindir. AIDS hastalarının yüzde 95'inde HİV enfeksiyonunun neden olduğu ağız sorunları vardır.
AIDS'in normal günlük temaslar ile bulaşmadığını bir kez daha hatırlatalım. El sıkışmak, yiyecek paylaşmak, aynı çatalı bıçağı kullanmak bir bulaşma nedeni değildir. HİV'in bulaşması için kan veya belli bazı dokuların HİV ile enfekte olmuş kan, sperm, döl yatağı salgıları ya da anne sütüyle doğrudan teması gerekir. En belirgin bulaşma yolları cinsel ilişki, şırınga kullanımında müştereklik ve kan naklidir.

Hastanın kanıyla temas eder
ABD'de tek bir vaka tüm medyayı ayağa kaldırarak bu konunun önemini bir kez daha vurgulamıştır. Olayın temelinde, bir diş hekiminin HİV pozitif bir hastayı kabul etmemeye hakkı olup olmadığı sorusu yatar. Floridalı bir diş hekimi altı hastasını HİV ile enfekte etmişti. Ama böyle bir olayın tekrarı söz konusu bile değildir. Yapılan araştırmalardan, bulaşmaya diş hekiminin kullandığı aletlerin neden olmadığı anlaşılmıştır.
Bir diş hekiminin hastasından virüs alabileceği doğrudur. Çünkü diş hekimliği kesik ve çiziklere açıktır ve böylece HİV'li bir kan veya salgıyı vücuduna alabilir. Ama bu sadece teknik olarak doğrudur çünkü alınan basit önlemler nedeniyle bugüne kadar böyle bir vaka görülmemiştir. O zaman buna potansiyel bir bulaşma yolu olarak bakamayız.
Diş hekimleri tedavide kullandıkları aletleri büyük özenle sterilize ederler. Çünkü bunlar insan dokularına giren aletlerdir ve hastanın kanıyla temas halindedirler. Bu açık tehlikeye karşı hekimler, elbette gerekli önlemleri almayı unutulması ya da ihmal edilmesi imkansız bir alışkanlık haline getirmişlerdir.
Hepatit B virüsünün yaygınlaştığı günlerden önce de diş hekimleri gerekli önlemleri alıyorlardı. Eldiven, ağız maskeleri, gözlük takar ve çalışmaları sırasında önlük kullanırlardı. Bir lokantadaki çatalın sterilize edilmemesi fazla bir tehlike oluşturmaz. Ama dişçilerin kullandığı diş aynaları dahil bütün aletler sterilize edilir.

Yüksek basınçlı buhar
En yaygın ve etkili sterilize etme yöntemi yüksek basınçlı buhar yöntemidir. Bu yöntem en dirençli bakteri sporları da dahil olmak üzere bütün mikroorganizmaları yok edecektir. Etkin sterilizasyon yolları çoktur. Bu, yüksek basınçlı kimyasal buharlı sterilize yöntemidir. Keskin uçları bozmaması ve paslanmaya imkan tanımaması en önemli üstünlüğüdür. Ancak kimyasal buhar oldukça zehirli olduğundan kullanılması özel birtakım şartların yerine getirilmesini gerektirir.
Öncelikle aletler eli kesip mikrop kapmaya neden olmaması için bir kaset içine konur. Bu kaset ultrason ile el değmeden temizlenir, kurulanır, kuru sıcak ve yüksek basınç buharlı bir fırına konur. Bu işlem 30-35 dakika sürer. Bunun yeni ve daha ufak vakumlu olanları üretilmiştir ki bunlarda süre sadece altı dakikadır. Bu kısa süre diş hekiminin oldukça pahalı aletlerden birkaç takım alması gereğini ortadan kaldırır.

Oldukça zahmetli bir iştir
Yüzlerce öğrencisi olan bir diş hekimi yüksek okulundaki sterilizasyon işlemi oldukça zahmetli bir iştir. Kasetler bir seri kapalı haznenin içinden geçer.
Önce yıkanır, sonra yıkama işi tekrarlanır. Üçüncü haznede ultrason ile temizlenir ki ultrason dalgaları en ince çatlak ve çiziklerinin içine kadar nüfuz eder. En son etapta aletler çalkalanır ve en sonunda da kurulanır. Yıkama süreci tamamlanınca kasetler pamuklar arasına paketlenir ve otoklav denilen bir basınçlı buhar sterilizatör de mikroplardan arındırılır. Ancak bundan sonra yeniden kullanıma hazır hale gelir.

Tek kullanımlık malzeme riski azaltır
GHastane enfeksiyonları modern tıbbın en önemli problemleri arasındadır. Hastane ve kliniklere giden hastaların yüzde 5-15'inde hastane enfeksiyonu oluşmakta ve bu, tehlikeli sonuçlar doğurmaktadır. Tedavi esnasında kullanılan eldivenler, maskeler, bardaklar, hasta önlükleri, enjektörler, ölçü kaşıkları tek kullanımlıktır. Bu malzemelerin tek kullanımlık olması enfeksiyon bulaşma riskini minimuma indirir.

Diş hekimi her zaman önyargıyla çalışır!
Bazı hastalar genel sağlık durumlarıyla ilgili doğu bilgi vermeyebilirler. Ayrıca hastaların bir kısmı henüz belirtiler ortaya çıkmadığı için bazı hastalıklarından habersiz de olabilirler. Bu nedenlerle diş doktoru, hastasında bulaşıcı bir hastalık varmış önyargısıyla hareket eder. Aslında diş hekimi birçok hastasının genel sağlık durumu hakkında zaten bilgi sahibidir. Ama bu bilgiye güvenmek yerine ihtiyatı elden bırakmamak doğru olanıdır.
BİZE ULAŞIN