ŞELALE KADAK ŞELALE KADAK

Bakan bile isyan ediyorsa gerisini siz düşünün!

Konu Atatürk Kültür Merkezi (AKM). Tartışmalar ve mahkemeler yüzünden kapısını yeniden ne zaman açacağı belli olmayan kültür merkezimiz.
Önceki gün bu konudaki son gelişmeleri aktardığım yazım üzerine Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay aradı ve hem yaşananlar için 'Dehşet içindeyim' şeklinde bir ifade kullandı, hem de bakanlığında yaşadığı olaylarla ilgili bir anekdot aktararak Türkiye'nin bir bakanının yargı karşısında nasıl çaresiz kalabildiğini örnekledi.
Bakan Günay'ın AKM ile ilgili düşüncelerini sizlerle birazdan paylaşacağım. Ama önceliği yargı konusunda bakanı dahi isyan ettiren konuya ayırıyorum izin verirseniz.
Her bakanlıkta olduğu gibi Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda da kimilerine göre sayısı bir hayli fazla bakan müşaviri ve danışmanı var. Günay, 'Emeğinden yararlanalım' diyerek, bunlardan ismini vermediği bir müşaviri geçici görevle Ankara dışında görevlendirmek istemiş.
Sonra ne mi olmuş? Tabii ki bu kişi bu görev yerine gitmemiş! Tıpkı pek çok devlet memurunun izlediği yol gibi, o da yargıya başvurmuş. Yerinde kalmayı başarmış.

Müşaviri gönderemiyor! '
Anadolu'da neler oluyor. Kültür merkezi ihtiyaçları neler baksın istiyorum. Ankara'ya sadece 2 saat uzaklıktaki bir yere 20 günlük geçici görevle gitmesini istedim. Hemen İdari Mahkeme'ye gitti. Mahkeme de yürütmeyi durdurma kararı verdi. Ne yazık ki yargı yüzeysel bakıyor"
diyen Kültür Bakanı Günay işte bu yüzden isyan ediyor.
Düşünün ki Ertuğrul Günay da bir hukukçu ama çıkan bu kararları anlamakta güçlük çekiyor.
'Bir bakan, kendisine doğrudan bağlı bir elemanını Anadolu'da 20 günlük göreve gönderemiyor' diyen Günay, yürütmeyi durdurmanın kaldırılması için en az 6 ay bir sürenin geçmesinden yakınıyor.
İşte bu nedenle size bir önceki yazımda da söylediğim gibi, Atatürk Kültür Merkezi'nin yenilenerek kapılarını, İstanbul'un Avrupa Kültür Başkenti unvanına sahip olacağı 2010'da açması mümkün değil.
AKM için yürütmeyi durdurma kararı karşısında mücadele veren Kültür Bakanlığı da şaşırmış durumda!
AKM yıkılmasın diyen taraflar garip bir şekilde karşı karşıya geldi ve yürütmeyi durdurma kararının kaldırılması uzun zaman alacak.
Bakan Günay, AKM konusunda yaşadıkları sıkıntıların ulaştığı boyutu anlatırken, duygularını da 'Fevkalade üzüntü içindeyim. Önyargıları yıkmak mümkün değil. Aslında dehşet içindeyim' ibaresini kullandı.

Restoran orda olmazsa…

Günay, AKM'nin yenilenmesi projesinin önemli bir kaynakla başladığını, 2010'a yetiştirmek için nasıl çabaladıklarını ve yıkım tartışmalarından nasıl kurtardıklarını hatırlattıktan sonra şu şoruyu sormaktan kendini alamıyor:
"Tepede damı akan bir prova salonu vardı. Oraya restoran yapılacak. Şimdi istemiyorlarmış! Orada lokanta olmazsa, nerede olur?" AKM'nin tam bir yıl önce boşaltıldığını hatırlatıyor ve yenileme projesine itiraz eden sendikanın AKM'nin yeniden faaliyete geçmesine bu şekilde engel olmasına bir anlam veremiyor. Şimdi tabii öğreniyorum ki sendika biraz kendini geri çekmiş, Mimarlar Odası mücadele veriyor.
Ama Günay buna da bir anlam veremiyor. Çünkü Taksim ve çevresine bakan bir koruma kurulu var ve bu proje defalarca kurulda görüşülmüş ve istekler yönünde bazı değişiklikler de yapılmış.
Bu işi bilen bir koruma kurulu varken, bu koruma kurulunun içinde de akademisyeninden arkeologuna, şehir planlamacısından sanat tarihçisine kadar her biri mesleğinde uzman 10 kişi yer alıyorken ve bu kurul bu projeye onay vermişken, mahkemeden yürütmeyi durdurma nasıl oluyor da bu kadar çabuk çıkartılabiliyor?
İşte asıl soru da sanırım bu.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN