ŞELALE KADAK ŞELALE KADAK

Çin ve Hindistan Kopenhag'ı neden fırsat görüyor?

Merkezi Paris'te bulunan Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Baş Ekonomisti ve Ekonomik Analiz Bölüm Direktörü Dr. Fatih Birol ile tam da Kopenhag'taki İklim Zirvesi esnasında İstanbul'da müthiş bir ufuk turu yaptık.
Fatih Birol, iklim değişikliğine inanalım inanmayalım ama Kopenhag'ta alınacak olan kararların her ülkeyi derinden etkileyeceğine parmak bastığında, onu salonda dikkatle dinleyenlerden biri de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Metin Kilci idi.
Bildiğim kadarıyla, Türkiye'den Kopenhag zirvesine gidenlerin sayısı 90'ını bulmuş. Yani aslına bakarsanız bu konuya gereğinden bile fazla önem veriliyor izlenimi verecek kadar kalabalık bir heyet.
Peki dünyayı Kopenhag kararları nasıl etkileyecek?

Dünya 6 derece ısınırsa

Sabancı Holding şirketlerinden Enerjisa'nın davetlisi olarak Türkiye'ye gelen Birol, bu konuyu ikiye ayırmış. Kopenhag'ta iklim değişikliği ile ilgili herhangi bir anlaşma olduğu ve olmadığı takdirde dünya nasıl etkilenecek diye. Birol, Global enerji trendleri üzerine güvenilir bir kaynak olarak gösterilen World Energy Outlook Raporu'nun 2009 yılı sunumunun kısa bir özetini yaptı bize. Kopenhag'tan bir karar çıkmazsa, yani ülkeler enerji politikalarını değiştirmezlerse, dünya mevcut enerji kullanımı ile önümüzdeki on yılda 6 derece daha ısınacak. Ürkütücü değil mi? Fatih Birol, 'Eğer 6 derece daha ısınmış bir dünyada yaşamak istemiyorsak, enerji politikalarında önemli değişiklikler yapmak durumundayız' diyor.
Kopenhag neden önemli peki? Birol son 30 yılda ülkelerin petrol ve doğal gaz faturalarını gündeme getiriyor:
"AB'nin petrol ve doğal gaza ödediği para, yılda ortalama 160 milyar dolardı. GSMH'nin yüzde 1'i. Ama ilerde bu oran artacak. Çin'de 15 yıl içinde ABD'yi geçecek. Dünyanın en büyük enerji ithalatçısı ülke olacak. Hindistan da Japonya'yı geçerek 3'üncü sıraya gelecek. Finansal krizde ben petrol fiyatlarının çok da masum olmadığını düşünüyorum. Bu resim Çin, Hindistan gibi ülkelerin niçin enerji politikalarını değiştirmek istediğini ve Kopenhag'ı fırsat olarak gördüklerini ortaya koyuyor."
Bu arada Afrika ve Hindistan'a ait Birol'ün öngörülerinin içimi acıttığını söylemeliyim. Şu gün bile bu ülkelerde tam 1.5 milyar insan elektrik kullanamıyor. Başta kadınların gelişimi olmak üzere bu insanlar her türlü imkandan yoksun olarak yaşama tutunmaya çalışıyor.
Daha da kötüsü, Dünya Energy Outlook raporunda bu ülkelerdeki büyümeye rağmen, 2030 yılında hala 1.3 milyar insanın elektriğe kavuşamayacağı öngörülüyor. Ne yazık ki 350 milyonluk koca Afrika'nın kullandığı elektrik ile New York'un tükettiği elektrik miktara eşit!

Kararlar alınırsa...

Yani dünya yenilenebilir enerji kaynaklarına geçmediği takdirde, bununla ilgili anlaşmalara Kopenhag Zirvesi geçit vermediği takdirde dünyayı bekleyen şey karanlıktan başka bir şey değil. Kopenhad'ta beklenen kararların alınması halinde, dünyada enerji verimliliği artacak. AB'de daha az elektrik kullanılacak. Doğal gaz ithalatı da ciddi bir şekilde düşecek. Daha az santral kurulacak. Yenilenebilir enerjiye teşvik çoğalacak. İşte bu nedenle Kopenhag'a 192 ülkeden liderler ve önemli isimler katılıyor ama Hindistan, Çin, AB ve ABD'nin nasıl yol haritası izleyeceği kilit önem taşıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları