ŞELALE KADAK ŞELALE KADAK

İstanbul'da yaşayan herkes Tasarım Bienali'ne gitmeli!

İstanbul'da yaşayıp da hâlâ 1.İstanbul Tasarım Bienali'ne gitmeyenlerdenseniz ne yapıp edip fırsat yaratın ve mutlaka görün derim.
Bu şehirde olan biteni daha iyi anlamak, sorgulamak, tartışmak ve çözümün bir parçası olmak için bence İstanbul'da yaşayan herkesin bu bienali görmesi gerekiyor.
Açılışta gezme fırsatı bulduğum bienali bu kez yetkin bir isimle, Tasarım Bienali Direktörü Özlem Yalım Özkaraoğlu ile gezince, projeleri tek tek ondan dinleyince çok daha iyi anlayıp, özümsedim. Ve bu fırsat artık bienali dolaşan herkes için geçerli. Yani bienale bilet alan herkes ücretsiz rehberlik hizmetinden de faydalanıyor. Sanatçının ne yapmaya çalıştığını, mesajını çok daha hızlı öğreniyorsunuz böylece.
Bienal iki bölümden oluşuyor. İstanbul Modern'de yer alan bölümü daha çok İstanbul'a, kentlere odaklanmış. Küçük odacıkların her biri sizi hem zamanda, hem de çarpık, düzenli, gelişmiş, az gelişmiş, dönüşmüş, korunmuş, korunmamış kentlerde ciddi yolculuklara çıkarıyor.
Karaköy'de artık okul olarak kullanılmayan Galata Rum İlkokulu'ndaki bölümünde ise birçok yeni tasarım, trendler ve bu bienal için dünyanın birçok ülkesinden sanatçıların özel olarak hazırladığı projeler yer alıyor. O dakika kendinizi hediye olarak vermek isteseniz o bile mümkün. Tek yapmanız gereken bir platformun üzerine çıkıp poz vermek. Vücudunuz Kinect sensörleri tarafından taranıyor ve üç boyutlu baskılı modeliniz elinize veriliyor! Barcelona'dan katılan projeye bayıldım açıkçası.
Özellikle gençlerin üç boyutlu yazıcılarla ilgili projeleri çok ilginç bulacağına da eminim. Özlem Özkaraoğlu, Wired gibi önemli yayın organları tarafından şu anda en çok işlenen konu olan bu trendleri bienale taşımış olmaktan müthiş heyecan duyuyor.
Tasarım Bienali'ni dolaşmak için gittiğim gün önce İstanbul Modern'de İKSV Başkanı Bülent Eczacıbaşı ile buluştuk. Eczacıbaşı da üç boyutlu yazıcılardan oldukça etkilenmişe benziyordu. Öyle ki "5-10 yıl sonra 'biz bunları İstanbul Bienali'nde görmüştük' demeleri çok önemli bizim için" diyerek bienalin yeniliklere, tasarımın hayatın her alanında oynadığı önemli role vurgu yapmadan duramadı.
Ezacıbaşı artık II. Tasarım Bienali'ne de daha hazırlıklı olduklarını düşünüyor. Çünkü bazı doğru ve yanlış yapılan şeylerin daha iyi değerlendirildiği görüşünde. Sözü seramiğe getiriyor ve tasarımın nasıl bir moda kavram olmaktan çıktığını, "Rekabet açısından, katma değer açısından, araştırma- geliştirme kadar tasarım da önemli. Rakipleri görüyoruz kalite üstünlükleri yok ama marka ve tasarımla çok daha katma değeri yüksek mal satıyorlar" diyerek anlatıyor.
Öyle görünüyor ki 1. Tasarım Bienali, gezmeye fırsat yaratan İstanbul halkı için de sanayici ve işadamı için de daha çok sorgulama, düşünme ve her türlü çözüme tasarımı da katma konusunda yeni bir ufuk açıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN