ŞELALE KADAK ŞELALE KADAK

Sabancı ödülü Nermin Abadan Unat’ın

Önceki akşam Sabancı Holding'in genel merkezinden içeri girdiğimizde bizi sanatçı Kutluğ Ataman imzasını taşıyan 'Sakıp Sabancı'nın Portresi' isimli eser karşıladı.
Önce Venedik Bienali, ardından geçen yıl Londra'da Royal Academy of Arts'da sergilenen ve binlerce vesikalık fotoğraftan oluşan tavana monte edilmiş dev dijital eser, Sakıp Sabancı'nın ölümünün 13'üncü yıldönümünde düzenlenen anma ve 'Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri' törenine yetiştirilmişti.
Sabancı Üniversitesi kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı'nın deyimiyle 'hayatı iyi kavramış biri olan' Sakıp Sabancı anısına 13 yıldır sosyal bilimler alanında üstelik de Türkiye'nin 'tek' akademik ödülü olan özel bir ödül veriliyor. Güler Sabancı konuşmasında bu nedenle özellikle Sakıp Sabancı'nın sadece fen bilimlerinde, tıpta ilerlemek değil, sosyal bilimlerin de aynı derecede desteklenmesi gerektiğine inandığını hatırlatıyor ve bu anlayıştan hareketle araştırma ödülleri vermeye başladıklarını söylüyor.
Türkiye'nin önde gelen sanayicilerinin adına verilen akademik ödüllerin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Çünkü hiçbir konuyu öne çıkarmaya izin vermeyen boğucu gündem içinde, bize kıymetli, bir o kadar da mütevazı değerlerimizi hatırlatıyor. Tıpkı 96 yaşındaki Nermin Abadan Unat gibi.
Türkiye'nin ilk kadın gazetecilerinden ve de ilk senatörlerinden. Sadece bu kadar da değil, kendisi yazar, çevirmen, hukukçu, sosyolog, siyaset ve iletişim bilimlerinin oluşmasına en büyük katkı veren öncü isimlerden biri. 1963'ten bu yana ağırlıklı olarak Türk dış göçüyle ilgili sorunlara eğilip, yurt içinde ve dışında önemli araştırmalar yaptı ve önceki gün Unat bu değerli çalışmalarıyla 'Jüri Özel Ödülü'nün sahibi oldu.
Göç ve göçmenler içinde bulunduğumuz yüzyılın en önemli konusu haline geldi. Güler Sabancı da konuşmasında günümüzde sadece Türkiye'nin değil, Avrupa hatta tüm dünyanın gündeminde olan nüfus hareketlerinin, modern siyasetin ayırıcı unsurlarından biri haline geldiğine değiniyor ve "Küreselleşen hayatlarımızda nüfus hareketleri, yapıcı etkileşimlerinin yanı sıra çatışmaları da doğurdu. Ödüller de bu gerçeğin yansımasıydı" diyor.
Ödüllerin bu yılki konusu, "Gündelik Yaşamda Türkiye Kökenli Avrupalılar" olarak belirlenmişti ve Araştırmacı Defne Kadıoğlu Polat'ın, "Hiç olmazsa bir evimiz var: Soylulaştırılan Bir Berlin Mahallesinde Yaşayan Türkiyeli Göçmenlerin Gündelik Deneyimleri", City University of New York'tan Zeynep Selen Artan Bayhan'ın, "Yurdışında İbadet: Almanya ve ABD'deki Türkiyeli Göçmenlerin Dinsel Sınırları ve Deneyimleri" ve Florida Üniversitesi'nden Tolga Tezcan'ın "Köprü Kurmak mı, Yakmak mı? Gurbetçilerin Geriye Dönüş Niyetleri" isimli makaleleri Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülü'nün bu yılki eş sahipleri oldu.
BİZE ULAŞIN