ŞELALE KADAK ŞELALE KADAK

Gıda kayıpları memleket meselesi olmalı!

800 milyon insanın aç yaşadığı dünyada nüfusun 2050'de 9.1 milyar olacağı tahmin ediliyor.
Artan nüfusun taleplerini karşılayabilmek için de gıda üretiminin yüzde 60 artması gerekiyor.
Oysa araştırmalar gösteriyor ki insan tüketimi için üretilen gıdanın neredeyse üçte biri (yaklaşık 1.3 milyar ton) kayboluyor ya da çöpe gidiyor.
Yani önümüzdeki temel sorun kayıp ve atıklar ve bunun küresel maliyeti de tam 940 milyar dolar.
Dünyada genel durum böyle. Türkiye'ye bakacak olursak ise durumu şöyle özetleyebiliriz.
Sebze ve meyve ticareti 100 milyar lira iken, bu miktarın en az 25 milyar liralık bölümü atık veya kayboluyor.
Araştırmalar gösteriyor ki Türkiye'de üretilen 49 milyon ton meyve ve sebzenin yüzde 25 -40'ı üretim ve dağıtım esnasında kayba uğruyor ya da satış esnasında çeşitli sebeplerden atığa dönüşüyor.
Hakikaten acilen önlem alınması, müdahale edilmesi gereken ciddi konularımız var.
Nicedir gıda güvenliği konusu pek çok uluslararası zirvenin ana gündem maddesi ancak hâlâ dünyada da Türkiye'de de bir arpa boyu yol alınamıyor.
Tabii bu arada çeşitli derneklerin, kuruluşların, vakıfların ve de bu konulara duyarlı bazı şirketlerin attığı güzel adımlar oluyor ancak ne yazık ki topyekûn bir mücadeleden söz edemediğimiz için bu adımların da etkisi sınırlı kalıyor.
Yine de size bugün Türkiye'de faaliyet gösteren ve de pazara adım attığı günden bu yana ülkenin gıda alanındaki değerleri kaybolmasın diye çeşitli sosyal sorumluluk çalışmaları yürüten Metro Toptancı Market'in yeni projesinden söz etmek istiyorum.
20 Nisan ile 8 Mayıs tarihleri arasında Türkiye'nin ilk gastronomi festivali olan Restoran Haftası başladı ve Metro da burada önemli bir hareket başlattı. Tam 9 ay önce gıda israfına dikkat çekmek üzere TÜBİTAK ile etki raporu da hazırlayan şirket, 'Metro Gıda Hareketi'ni ünlü restoran şefleriyle birlikte başlattı.
Ünlü şefler, restoran haftası boyunca menü oluştururken kullandıkları malzemelerin sapından yaprağına, etinden, kemiğine kadar tüm bölümlerini kullanarak sıfır atık yaratmaya çalışıyorlar.
Projeyi dinlemek üzere Metro CEO'su Kubilay Özerkan ve Metro Markaları Müdürü Esra Özerkan ile bir araya geldik.
Özerkan, sektörün öncü 50 restoranının şefleri ve işletmecileriyle güçlerini birleştirmiş.
Metro, tüm menülere gıda hareketinin logosunu yerleştirmiş ve şeflerin duyarlılığını ve gıda atık ve kaybını nasıl önlediklerine dair tavsiyelerini birçok farklı kanaldan tükecilerle buluşturmaya başlamış.
Özerkan, "Gıda kayıpları bir memleket meselesi" diyor ki çok haklı. Ne de olsa TÜİK verilerine göre Türkiye'de hane halkının yüzde 22'si yoksulluk sınırının altında yaşıyor ve hal böyleyken bu kadar çok gıda kaybı insanın içini acıtıyor.
Öğreniyoruz ki Metro'nun yaş meyve ve sebze cirosu 200 milyon lira. Özerkan, ürünü soğuk zincirde taşımamaları halinde yüzde 9.5 ve uygun ambalajda satmazlar ise yüzde 9'luk bir kayıpları olduğunu ve tüm bunların önüne geçmek için her yıl teknolojiye yaklaşık 7 milyon liralık yatırım yaptıklarından söz ediyor. Metro'nun gıda atıklarını azaltmak için girdiği çabalar takdire şayan. Ancak Türkiye'de gıda israfının önüne geçmek için topyekûn bir mücadeleye ihtiyacımız olduğu da çok açık.
BİZE ULAŞIN