HASAN BÜLENT KAHRAMAN HASAN BÜLENT KAHRAMAN

PKK ve DTP'nin sorumluluğu

Kürt özlü demokrasi sorununun çözümü konusunda bir ayrım noktasına geldiğimizi ve son 30 yıldır yaşadığımız büyük zıtlaşmanın bir kere daha karşımıza çıkarak şu son gelişmeyi baltalamak istediğini daha önce yazmıştım. Söz konusu baltanın adı PKK'dır. Bu örgüt çözüm konusunda iki grubu karşı karşıya getiriyor.
Gruplardan birisini demokratik- sivil grup, diğerini milliyetçimiliter grup olarak tanımlıyorum. Milliyetçi-militer grup PKK'yı ve Öcalan'ı söz konusu ederek ve bölünme kavramını gündemde tutarak muhtemel bir çözümün önünü kesmeye, yolunu tıkamaya çalışıyor.
Peki, PKK bu işte nedir ve nerededir?

Silah ve siyaset
PKK terörü siyasal yöntem olarak belirlemiş, başlangıçta Marksist eğilimler gösterse de sonunda Kürt milliyetçiliğiyle bütünleşmiş bir örgüttür.
Benzerleri dünyanın çeşitli yerlerinde, çeşitli ulusalcı arayışlarda görülmüştür. Yönteminin kabul edilecek bir yanı yoksa da gerçeği benzeri örgütlenmelerin gösterdiği üzere 19. yüzyıldan beri ortadadır. PKK'nın Türkiye'deki varlığı bir gerçektir.
Bu gerçek siyasal ve militer olarak ikiye ayrılır. Militer yanına söylenecek söz yoktur. Her ulus devlet varlığını, insanını, toprağını korur. Bunun için de askeri savaş yöntemlerini kullanır. Bu çatışma askeri yoldan sona erer mi, bilemem. Çünkü bu tür örgütler askeri yöntem kullanırlar ama varlıkları siyasaldır. Bu nedenle onlara dönük çözüm arayışının mutlaka bir siyasal boyutunun olması gerekir.

PKK ve DTP
Çok yazdığımız üzere PKK bugün DTP üstünden siyasallaşmıştır.
2007 seçimlerinin Türkiye'ye en büyük armağanı budur. Türk siyaseti bu gerçeği görmek zorundadır. Gerçi DTP Sebgetullah Seydaoğlu'nun söylediği üzere (Radikal 2, 9.8.09) bugüne kadar ciddi hiçbir proje ortaya koymamıştır, yeterli ve benimsenecek çözüm önerileri geliştirmemiştir, siyasal çoğunluğu rencide eden hareketlerden kendini arındıramamıştır ama bu sorunun ortadan kaldırılmasında bir odaktır. Tek odaktır.

Bundan sonrası
Şunu kabul edelim ki, DTP gibi PKK üstünden evrilerek gelen bir örgütün bugün Öcalan gibi bir varlığı aşacak birikime ve liderliğe sahip olması çok zordur. Bu, çok ileri bir entelektüel ve siyasal birikimi gereksinir. Kürt hareketinin en büyük eksiğiyse entelektüel birikimdir. Öcalan da DTP de bu birikimi oluşturacak kişi ve kesimlerden şiddetle kaçınmıştır. Kürt sorunu Türk aydınlarının inisiyatifine ve ihatasına kalmıştır.
Bu gerçekler ortadayken PKK'nın bir silahlı militer kuvvet olarak kendisine dönük "bitirme" hesaplarının yapıldığı bir dönemde gene militer manevralara girişeceği, hatta varlığını masada tutabilmek için çok büyük bir kalkışmaya başvuracağı açıktır.
PKK büyük manevralara girişecek ve halktan da destek isteyecektir. Bu yöndeki açıklamalar basına yansımıştır. Askeri olarak çok gerilemiş bir PKK şimdi siyasal olarak güçlenmek arzusundadır ve bu belki de DTP'yi aşacak bir tablo ortaya koyacaktır. DTP'ye rağmen, DTP'yi aşacak biçimde güçlenmeye çalışacaktır.
Böyle bir hamle Türkiye'de çözüm arayanları caydıracak mıdır?
Bu hayati sorunun cevabı sadece iktidarda olamaz. Bu soruyu DTP de göz önüne almak ve bir yanıt üretmek zorundadır. Bu nedenle ne yapacağı bilinen PKK'ya karşı DTP bu çözümün demokratik-sivil odağı olmayı hak edecek bir tavır geliştirmek zorundadır.
Sorumluluk Kürt kanadına ilk kez bu derecede ağır bir biçimde düşmüştür.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN