HASAN BÜLENT KAHRAMAN HASAN BÜLENT KAHRAMAN

Kemalizm ve ideoloji

Kemalizmi değerlendirmek-2

Bir ideoloji olarak Kemalizmin tek referanslı olmadığını Pazartesi günkü yazımda belirttim. Yorumcularının pragmatizm dediği bir yaklaşım içinde Kemalizm bir kalkınma ve modernleşme ideolojisi olarak farklı düşünsel yaklaşımların her birisinden işine geleni, yararlı olacağını düşündüklerini almış, ortaya bir hayli karmaşık (eklektik) bir model çıkarmıştır.
Kemalizmle ilgili yorumlardaki zorluk buradan kaynaklanır. Kemalizm, tıpkı bir çocuğun her şeye sahip olmak istemesi gibi basit bit mülkiyetçilik duygusuyla neredeyse tüm düşüncelerin 'iyi' ve 'güzel' yanlarını alıp kendisine mal etmek istemiştir.
Ne var ki, son tahlilde Kemalizm bir ulus devlet kurma aracıdır ve bu nedenle de devlet Kemalizmin bilinç dışını (altını) meydana getirir. Gerçi Kantçı bir Aydınlanmacı yaklaşımın mevcudiyetinden daha önce bahsetmiştim ve Kemalizmin erginleşmiş birey yetiştirmek gibi bir kaygı güttüğüne değinmiştim ama bu çok geçici bir dönemdir. Bir süre sonra Kemalizm devleti kurmak ve kurulmuş devleti tahkim etmek için bireyin mevcudiyetini yok saymıştır. Bireyin varlığını devleti içinde eritmesini zorunlu görmüştür. Bu açılımda Kemalizmin 1930'larda karşısına çıkan totaliter/faşizan rejimlerden doğrudan doğruya etkilendiği kesindir. Bu etkilenme hem kurumsal düzeydedir hem de ideolojik düzeyde. Zaten kurumlar o ideolojiyi toplumda hakim hale getirmek için hazırlanmıştır.
Bu dönüşüm nasıl oldu denirse şöyle açıklayabilirim. Ortaya çıkan her model düşünsel bakımdan iki döneme ayrılır. İlk döneminde (ben buna 'epistemolojik dönem' diyorum) çok daha geniş dokunmuş, özgürleştirici, yararcı bir içeriğe sahiptir. Daha sonra bürokratikleşmeye başlar. Bu o düşüncenin iktidar dönemine denk gelir. O tarihten başlayarak da o özgüleştirici yaklaşım içine kapalı, dar, kısıtlayıcı bir nitelik kazanır (buna da 'ideolojik/doktriner dönem' adını veriyorum.
1923-33 Kemalizmin epistemolojik/ özgürleştirici, 1933-1950 ideolojik/ doktriner dönemidir. Faşizmlerden etkilenme de bu döneme rastlar. Bu Kemalizmin ideolojiyle kurduğu sorunlu ilişkinin ilk boyutudur.
İkinci boyut birincisinden daha vahimdir. Nedeni bugünkü toplumda Kemalizm etrafında ortaya çıkan çelişkiler onun bu doktriner özelliğinden kaynaklanmasıdır ve mevcut durum 1933 sonrasından daha katı bir ideolojik yaklaşıma işaret etmektedir. Çünkü bugüne gelindiğinden ortada artık bir 'gerçek/ilksel' bir Kemalizmden (buna Batı dillerinde bir şeyin 'ur-özgün' hali de deniyor) söz edilemez.
Kemalizm 1950'den sonra Türkiye'de patlayan askeri darbelerin ve o eksende gelişen siyasal yapının bir meşruiyet unsuru olarak dönüştürülmüştür ve özellikle askeri kanatlar tarafından sahiplenilerek farklı dönemlerde yeniden biçimlenmiştir.
Dolayısıyla da bugün birbirinden farklı dört Kemalizmden söz açılabilir. 1933-60 arası 1. Kemalizm, 1960-80 arası 2. Kemalizm, 1980-1998 arası 3. Kemalizm, 1998 sonrası 4. Kemalizm. Bunların tümü de Kemalizmin 'ilerici' ve hatta 'sol' olduğunu söyleyen yaklaşımlardır.
Oysa bu Kemalizmlerin ona atfedilen ilerici, Batılılaşmacı, seküler gibi özelliklerin ötesinde sahip olduğu ortak payda devleti güçlendirmeye yönelik öncelikler taşıyan, organik ve korporatist (sınıfsız) bir toplum kurmayı hedefleyen, mevcut ve hegemonik söylemin devamlılığını öngören bir içeriğe sahip olmasıdır. Bu dönemsel kabullerde özgün/ ur Kemalizmde mevcut olduğu kadarıyla bile özgürleştirici bir özün bulunmadığı çok rahatlıkla iddia edilebilir. Bugün tasarlanmış ve hiç değişmemesi istenen bir devlet düzenini ayakta tutmanın aracı olarak kurgulanan bir doktrindir Kemalizm.
Böyle bir Kemalizmin temel sıkıntısı demokrasiyle olacaktır. Bu Kemalizmin bugünkü dünya ve devletle de sorunu olacaktır. Kemalizm ilericiliktir, çağdaş uygarlık seviyesine erişmektir demek bu sorunları aşmaya yetmez. Nedeni çağdaş uygarlığın demokrasiyle kurduğu ilişkidir. Onu da Cuma günü ele alacağım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN