KEREM ALKİN KEREM ALKİN

Önümüzdeki 100 yıl için, 75 günümüz var

ABD ile Sovyetler Birliği'nin başı çektiği 'Soğuk Savaş' dönemi bittiğinde, dünya ekonomisinin büyük bir yükten kurtulduğu ve küresel ölçekte önemli bir sıçrama yaşanacağı umut edilmişti. Aradan geçen 25 yıl, dünya ekonomisine, daha fazla çevre kirlenmesi, önü alınamamış bir yoksulluk, işsizlik ve tüm bu sosyo-ekonomik tablodan beslenen bir 'küresel terör' belası olarak döndü. Geriye dönüp baktığımızda, ülkelerin ve uluslararası toplumun en fazla sıkıştığı, en fazla çaresiz kaldığı nokta; işlemeyen 'bürokrasi' nedeniyle, dağ gibi biriken sorunların sebep olduğu çözümsüzlük yumağı olarak ifade edilebilir. Birleşmiş Milletler, NATO, IMF, Dünya Bankası veya OECD; uluslararası kurumların tümünde bir kokuşmuşluk, ideallerden uzaklaşmışlık, sorunların esas kaynağını görmemezlikten gelmeye yönelik bir akıl tutulması gözleniyor.
Dünya ekonomisinin, kendini bu derece karamsar bir tablonun içinde bulmasında, gelişmiş ülkelerin pek çoğunda gözlenen 'liderlik' eksikliğine bağlı olarak, cesaret gerektiren kararların alınamamış olmasının etkisi büyük. Siyasal sistemlerde derinleşen 'çürümüşlük' ile birlikte, bürokrasinin 'zihniyet çöküşü'nü acıyla seyrediyoruz. Önde gelen ülkelerin tümü, ciddi siyasi model değişikliği ve bunun bürokraside tetikleyeceği tarihi bir 'zihniyet' değişikliği ile, önümüzdeki dönem 'basıncı' artacak olan küresel meselelere yönelik olarak, yoğun bir hazırlık içindeler. TBMM'de kabul edilen yeni Anayasa değişikliğinin Türkiye'ye sağlayacağı tarihi fırsat ve 'zihniyet' değişikliğini ısrarla halkımıza izah etmek üzere, önümüzde çok değerli bir 75 gün var.

Fitch'in 'okuma' sorunu
Uluslararası derecelendirme kuruluşu Fitch tarafından bu akşam açıklanması beklenen Türkiye not değerlendirmesi, terör ve darbe girişimi dahil, ağır badireleri, dinamik ekonomisi ve liderlik becerisi ile ustalıkla atlatan Türkiye'nin, önümüzdeki 100 yıl için dünya ekonomi-politiğinde konumunu güçlendireceği bir siyasi model değişikliğine yönelik adım için Türk halkının karar vereceği bir sürecin başlangıcına denk geldi. 3 milyon mülteciyi, terörle mücadeleyi ve mega projeleri 'mali disiplin' ile yürüten bir Türkiye'nin 'notunu', hem de kritik önemdeki bir siyasi model değişikliğinin hemen öncesinde kırmak, Fitch açısından kritik bir 'okuma' sorunu demektir. Türkiye'nin 'mali disiplin' başarısını görmezden gelmek, kanımca acımasızlıktır. Siyaset ve ekonomide istikrara yönelik adım atan bir Türkiye için, umarım, bu akşamı pas geçer.

BİZE ULAŞIN