KEREM ALKİN KEREM ALKİN

Piyasalara ‘vize’den 2018 dersleri

Afro-Asya hinterlandında 15 yıldır büyük bir değişim yaşıyoruz. Dünya nüfusunun ağırlıklı bölümünü oluşturan bu coğrafyada, teknolojinin de ihmal edilmediği büyük bir kalkınma süreci gözleniyor ve ülkelerinin iyi eğitim almış insanları, özel sektör ve kamuda üstlendikleri görevlerle, kendi toplumlarının kaderini değiştirecek süreçlere imza atma gayreti içindeler. Dünya ekonomipolitiğine yaklaşık 200 yıldır hâkim olmuş batılı ülkeler ise, son 15 yılda küresel katma değer üretiminde ağırlık kaybetmenin telaşını yaşamaktalar. Üstüne, dünyanın sıklet merkezinin doğuya kaymasından kaynaklanan memnuniyetsizliklerini de, aldıkları kararlarla temsil ettiklerini iddia ettikleri toplumsal değerlere zarar vererek veya ülkelerinde yükselen aşırı sağcılaşmaya yönelik etkili tedbirler almaktan kaçınarak göstermekteler.
Türkiye, tüm bu küresel belirsizlik tablosu içinde, Afro-Asya hinterlandının, Avrasya'nın küresel ekonomipolitikte yeni sıklet merkezi olmasına bağlı olarak, 'oyun kurucu' ve 'kural belirleyici' olma vasfını güçlendiren, çok taraflı bir politika seti oluşturmakta.
Türkiye'nin 'Soğuk Savaş' döneminden kalan 'tek taraflı' politika kodlarında ısrarcı olan kimi yurtiçi ve yurtdışı siyaset ve ekonomi aktörleri ise, Türkiye'nin Afrika'ya, Orta Asya'ya, Kafkaslar'a, Balkanlar'a her anlamda sahip çıkan 'çok taraflı' dış politika setinden memnuniyetsizliklerini, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu politika setinin mimarlarına vahşi operasyonlar düzenlemeye cüret ederek dahi gösterdiler. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin Türkiye'ye tam bağımsızlık ve tam egemenlik boyutunda sağlayacağı üstünlük, bu nedenle 2018'de de saldırı altında olacak. Türkiye'nin coğrafyasında artan gücüne yönelik basıncı yanlış taraftan okumayı sürdürmeleri halinde, piyasa profesyonelleri ABD'nin vize hizmetlerini normalleştirmesini ne görebilecekler, ne de okuyabilecekler.
Yurtiçi ekonomi aktörlerinin şunu anlaması gerekiyor; bölgesel ve küresel siyasi gelişmeleri yanlış okumayı sürdürmek yerine, Türkiye Ekonomisi'nin altyapısını güçlendirecek, üretkenliğini hızlandıracak, katma değeri yükseltecek çabalara yoğunlaşmak bizi güçlü kılacak. ABD'nin vize meselesinde 1 haftada değişen tutumu gibi, her yaşanan siyasi gelişmenin bir yönüne bakarak piyasa pozisyonu alma alışkanlığını bırakmamızın ve artık sakin, uzun vadeli yatırım kararları almanın zamanı geldi. Piyasa profesyonellerinin, Türkiye'nin köşeye sıkıştırılmasına yönelik her haber ve yoruma balıklama dalmak yerine, Türkiye'nin menfaatlerini gözeten bir olgunluk içinde hareket etmeleri, 2018 ve 2019'un daha etkili yönetilmesini sağlayacaktır. 2018'in Türkiye ve tüm insanlık için daha huzurlu, pek çok uluslararası meselenin çözüme kavuşacağı bir yıl olması temennisi ile yeni yılınızı kutlarım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN