KEREM ALKİN KEREM ALKİN

2’nci Soğuk Savaş’ın dijital kodları

Önce, Rusya Devlet Başkanı Putin 22 Kasım Çarşamba günü, hem Rusya Silahlı Kuvvetleri'ne, hem de Rusya'nın önde gelen stratejik ve büyük şirketlerine 'savaşa hazırlıklı olmaları' ve 'Rus ordusunun ve donanmasının daha güçlü ve teknolojik silahlarla donatılması' adına yeni bir üretim hamlesi içinde olmaları' çağrısında bulundu. Ardından, ABD Başkanı Trump, 18 Aralık Pazartesi günü, ABD'nin yeni 'ulusal güvenlik stratejisi'nde, Rusya ve Çin'i 'ABD değerlerine meydan okuyan rakipler' olarak tanımladı ve 2. Soğuk Savaş'ın başladığını resmen ilan etti. 23 Aralık Cumartesi, bu defa Norveç'te konuşlandırılmış ABD deniz piyadelerinin komutanı General Neller, bölgede 'büyük kavganın' başlayabileceği konusunda askerlerini uyararak, 'Rusya ile bir sonraki savaşa hazırlıklı olunması', yakın zamanda dikkatlerin Pasifik ve Rusya'ya odaklanacağını ve buradaki ABD askeri varlığını her an artırabileceklerini belirtti. Son olarak, 5 Ocak Cuma Çin Devlet Başkanı Şi, bölgede jeopolitik gerginlikler tırmanırken, Çin Ordusu'na 'savaşa hazır olmaları' ve 'ülkelerini savunurken ölmekten de korkmamaları' çağrısında bulundu.
Tüm bu gelişmelere rağmen, Türkiye'nin dış politikasını bilmeden, etmeden eleştiren aklı evvellere, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen 'çok yönlü' diplomasiyle Türkiye'nin uluslararası siyasette oluşturduğu alan kabiliyetini okuyamayanlara 'bir an önce uyanmaları' çağrısında bulunuyorum. Üç çember halinde, ilk çemberde 1. ve 2. kuşak komşu ülkelere, ikinci çemberde Atlantik, üçüncü çemberde ise Pasifik kuşağına yönelik diplomasi atağımızı iyi okumalıyız. Sadece son dört ayda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım'ın uluslararası ziyaretlerinin bir dökümüne bakmak yeterlidir. Ve zaman daralıyor. Türkiye'nin başka savunma ve güvenlik endüstrisi, ardından enerji, stratejik sektörlerin tümünde 'milli ve yerli' yazılım ve donanım atağını, yerli ve milli teknolojilere yönelik özel sektör girişimciliğini, özel sektör-kamu işbirliğini özendirici adımları, bu alana yönelik finansal desteği hızlandırması gerekmekte. Türkiye'nin kamu kurumlarında, özel sektör şirketlerinde yabancı yazılım ve donanım kullanılması, 2. Soğuk Savaş döneminin 'dijital savaşı' ve 'siber terör' gerçeği ışığında, katlanılamayacak ölçüde büyük bir risktir.
Türkiye'nin aciliyetle 'Dijital Savaş' ve 'Siber Terör'e yönelik, en tepeden başlayarak, tüm güvenlik birimleri dahil, çok özel bir güvenlik ağı oluşturması elzemdir. Gezi, 17-25 ve 15 Temmuz, sokak, operasyon ve adli boyutunun yanı sıra, aynı zamanda Türkiye'nin içine sızdırılmış 'hainler' aracılığı ile yürütülmüş bir 'siber terör' saldırısıdır. Yeni bir dünya savaşını tetikleyebilecek 2. Soğuk Savaş dönemi başlamıştır. Unutmayalım ki, Türkiye Avrasya'nın geleceğini ancak 'yerli-milli' yazılım ve donanım ile kurtarabilir.
BİZE ULAŞIN