KEREM ALKİN KEREM ALKİN

‘Yumuşak’ gücümüzün teminatı ‘Sert’ gücümüz

Time Dergisi'nin 5 Şubat'ta yayınlanacak sayısı için seçtiği kapak 'yalnızlaşan Amerika.' Soğuk Savaş döneminde, ABD'nin 'yumuşak gücü' tüm dünya için özgürlük, demokrasi ve 'ABD rüyası' için gelen göçmenlere fırsat sunmasıydı. Hâlâ, pek çok skandal boyutu dökülmeye devam eden Vietnam Savaşı ve dünyanın her noktasındaki CIA operasyonları ABD'nin imajına ciddi zarar verse de, 1980'li ve 1990'lı yıllarda ABD 'yumuşak güç'e dayalı imajını yeniden düzeltmişti. 2000'li yıllara girilmesiyle birlikte, Afganistan ve Irak operasyonları, ardından Libya operasyonu; Bush ve Obama dönemindeki 'gözüne gözüne' yanlışlıklar ve nihayet, Trump döneminde, ABD'nin siyasi, askeri ve ekonomik kurumları, küresel ölçekte dayatmacı politikalarını, operasyonlarını da artık saklamaya bile özen göstermedikleri bir kibre ulaştılar. Göçmenlere, Müslümanlara, dünyamızı zengin kılan farklılıklara gösterilen tahammülsüzlük, ABD'nin elinden 'yumuşak güç' avantajının kayıp gitmesine sebep oldu.
Türkiye ise, Selçuklu döneminden başlayarak, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde, kendi coğrafyasında, Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da, dini ve mezhepsel özgürlükler boyutuyla, imar ve kalkınma boyutuyla, 'yumuşak güç'üne dayalı sağlam bir tarihsel birikim ve imaja sahip. Bu nedenle, Avrasya ve Afrika'da nereye gitsek, büyük bir coşku ve kucaklanmayla karşılaşıyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ifade ettiği gibi, 'Türkiye, koskoca bir coğrafyanın umududur ve Biz Türkler, arkasında yüz milyonlarca kardeşinin duası olan bir Milletiz. Gönül sınırlarımız içindeki hiçbir kardeşimizin mahzun olmasına, zulüm görmesine seyirci kalmadık ve kalmayacağız.' Türkiye'nin 'yumuşak gücü', 1000 yıldır Türklüğün cesaretini, kucaklayıcılığını, misafirperverliğini, birlikte yaşama becerisini, huzur ve kalkınma adına, coğrafyasına kazandırma becerisidir. 100 yıl önce, Türkiye'nin 'yumuşak gücü'nü yok etmek isteyen emperyalist güçler, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı ile 'sert gücü'müzü tadarak darmadağın oldular.
Türkiye 'yumuşak gücü'yle, Afrika'dan Orta Asya'ya, bugün daha da geniş bir coğrafyanın huzur ve kapsayıcı kalkınma fırsatı yakalayabilmesi adına, elindeki tüm imkânlarla mücadelesini sürdürüyor. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı, Türkiye'nin 'yumuşak gücü'nü daha da etkili kılabilmek adına, son 1000 yılda defalarca kanıtladığımız 'sert gücü'müzü dosta, düşmana hatırlattığımız, coğrafyamıza siyasi ve ekonomik istikrarı getirmek adına inisiyatif aldığımız operasyonlardır. Aklı olan her devlet, ancak Türkiye'nin 'yumuşak gücü'nün bölgeye huzur ve istikrarlı kalkınma imkânı getireceğinin farkında. ABD'nin, Almanya'nın, her hangi bir ülkenin bu fırsatı önlemeye yönelik her hamlesi, yakın gelecekte 'insanlık' karşısında çok daha ağır utançlar yaşamalarına sebep olacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN