KEREM ALKİN KEREM ALKİN

Cari denge için stratejik manevra

21. Yüzyıl'ın 'yükselen' ekonomileri açısından, aralarında Türkiye'nin de yer aldığı ve G7'nin (Gelişmiş Yediler) yerini alacağı ifade edilen E7'ler (El Üstünde Tutulan Gelişen Yediler) açısından en 'meydan okuyucu' nokta, savunma-güvenlik, enerji ve dijitalleşme alanında küresel rekabetin vazgeçilmez ülkeleri arasında olmayı başarmalarıyla kendisini gösterecek. Çin, Hindistan, Rusya, Brezilya, Endonezya, Türkiye ve Güney Kore'den oluşan bu 7 ülke açısından, bu küresel mücadelede en önemli aşamalardan birisi, dış ticaret ve cari işlemler fazlası veren bir ekonomi olmak.

Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz

Hindistan, Brezilya, Endonezya ve Türkiye bu konuda mesafe alması gereken ülkeler. Çünkü, küresel rekabette 'meydan okuyucu' bir ülke olmak, mutlaka 'sürdürülebilir' cari işlemler fazlası veren bir ülke olmayı ve sonrasında da 'dış ticaret fazlası veren' bir ülke olmayı gerektiriyor. İster cari işlemler dengesi, ister onun bir alt başlığı olarak dış ticaret dengesi açısından 'sürdürülebilir' bir performans yakalamak, Türkiye'nin dünyaya sattığı her mal ve hizmetin kilogramından, dünyadan satın aldığı mal ve hizmetlere göre daha yüksek 'katma değer' üretmesinden geçiyor.
Yani, Türkiye'nin ürettiği her mal ve hizmeti daha yüksek verimlilikle ve daha düşük maliyetle üretmesi gerekmekte. Biz de, Türkiye olarak, işte tam da bu nedenle, hammadde, ara mamul, işgücü, enerji, teknoloji, ar-ge ve finansman maliyetlerinde daha rekabetçi bir ekonomi olmaya odaklanmış durumdayız. Sürdürülebilir dış ticaret ve cari işlemler dengesinin diğer sac ayağını ise 'yüksek teknoloji'yle ürettiğimiz ürünlerinin ihracatımızdaki ağırlığını artırarak başaracağız. Türkiye, bu noktada, Cumhuriyet tarihinde ilk kez, cesaret verici, 'meydan okuyucu' başarılara imza atıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vizyoner liderliğinde, savunma- güvenlik, enerji ve dijitalleşme alanlarında 'yerli ve milli teknoloji' hamlesi hız kazanmış durumda.
Ekonominin 'rekabetçi' bir fiyatla kullanacağı elektriği yerli-milli güneş ve rüzgâr enerjisi hamleleriyle üreten, 405 milyar m3'le başlayıp, ileride 1 trilyon m3'e ulaşacağı öngörülen 'yerli' doğalgazı hane halkının ve sanayinin kullanımına sunan; bunu kendi sismik arama ve sondaj gemileriyle, kendi 'keşif' denizaltı robotuyla gerçekleştiren; güvenlik alanında, İHA ve SİHA'larla, küresel ölçekte kabul görmüş savunma konseptlerini darmadağın eden; bu başarısını yerli 'elektrikli' otomobille daha iddialı bir noktaya taşıyan; şimdi ise, dijitalleşmede yerli yazılım ve donanımlarla küresel iddiasını ileriye taşıması gereken bir Türkiye.
Bu tablonun bütünü, 2023 ve sonrasında Türkiye'yi 'sürdürülebilir' cari işlemler fazlasına ve TCMB'nin döviz rezervini 200 milyar dolar ve üstüne taşıyacak bir 'stratejik manevra' anlamına geliyor. Ekonomik bağımsızlığımızı taçlandıracak olan 'güçlü döviz rezervi' adına, bu 'meydan okuma'dan başarıyla çıkacağız.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.