Türkiye'nin en iyi haber sitesi
RASİM OZAN KÜTAHYALI

ABD sisteminin kusurları ve bizim model

Bizde başkanlık sistemleri içinden sadece ABD Başkanlık sisteminin kusursuz olduğu düşünülür. O sebeple bizim Cumhurbaşkanlığı sistemi formülü küçümseniyor. Oysa ABD sisteminde de bazı ciddi sorunlar var ve bizim model o sorunların aşılması için daha rasyonel çözümler sunuyor...
Özellikle etkili hükümet için yetersiz olduğuna inanılan ABD anayasal sistemine şu noktalardan eleştiriler yöneltilmekte bugün bizzat saygın ABD'li hukukçularca...
1) Sistem, etkili ve sorumlu hükümeti gerçekleştirecek karar alma mekanizmasının üç ayrı unsuru olan başkan, Senato ve Temsilciler Meclisi üzerinde birleştirici bir parti kontrolünü sağlamaktan uzaktır...

***
2) Başkan ve Kongre'nin görev süreleri ile seçimler arasındaki zaman diliminin kısalığı, liderlere ve yasama organına bazı temel sorunlara etkili şekilde çözüm üretme ve uygulama imkânını vermemektedir...
3) Anayasal sistemde, Başkan ve Kongre arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların giderilmesini sağlayacak bir mekanizma öngörülmemiştir. Hükümetin hareketsizliği ve başarısızlığına yol açan böyle durumlarda, tarafların, karşılıklı olarak tartışmak ve eli kolu bağlı olarak bir sonraki seçimleri beklemekten başka ellerinden bir şey gelmemektedir...
4) Yürütme ve yasama organları arasında uyumlu işbirliğini sağlayacak nitelikte hukuki bir mekanizma bulunmadığı gibi, yasama ve yürütmeyi ortak amaçlar üzerinde birleştirecek bir bağ olan disiplinli ve sağlam siyasal partiler de yoktur...
5) Mevcut kontrol ve dengeler sistemi, yasama ve yürütme kuvvetlerinin gerekli durumlarda birbirini durdurmasına ya da diğerine üstünlük sağlayarak gerekli kararları almasına izin vermemektedir...
***
Hükümet sisteminin bu sorunlarının, parlamenter hükümet sisteminin bazı kurallarından yararlanmak ve mevcut sistemde birtakım değişiklikler yapılmak suretiyle giderilebileceğini savunan ve özellikle anayasal reform ve hükümet sistemi üzerine çalışmalar yapan James Sundquist gibi Charles Hardin gibi Lloyd Cutler gibi Gerald Pomper gibi saygın hukuk adamları bu problemlere karşı şu önerilerde bulunmaktadırlar...
1) Devlet kuvvetlerinin partiler arasında bölünmesi halinde, kuvvetler ayrılığının devlet organları arasında çatışma ve çıkmazlara yol açması ihtimali daha yüksektir. Bölünmüş yönetimin ortaya çıkmasını engelleyen çeşitli tedbirler bulunmakla birlikte, en etkili yöntem, başkanlık seçimleri ile Senato ve Temsilciler Meclisi seçimlerinin aynı zamanda yapılmasıdır...
***
2) Yasama dönemlerinin uzatılması şarttır. Farklı partilere dağılmamış, yani bölünmemiş bir hükümet bile sürekli olarak gelecek seçimlerin tehdidi altındadır. Yenileme seçimleri, başarısız bir yönetime karşı seçmenlere memnuniyetsizliklerini ortaya koyma imkânı vermekle birlikte, başkanı değiştiremedikleri için istemedikleri hükümeti değiştirme şansları bulunmamaktadır. Ara seçimleri kaldırmak ve seçim süresini uzatarak seçim baskısını nispeten hafifletmek için dört yıllık Temsilciler Meclisi ve sekiz yıllık Senato yasama dönemleri kabul edilmelidir. Bu gerçekleşirse, başkan ve Kongre fazla popüler olmayan birtakım tedbirleri almak hususunda rahatlayacaktır. Böylece uzun vadede daha iyi sonuçlar doğuracak politikalar uygulama alanı bulacak ve yasama organı da bundan yararlanabilecektir...
***
Kusursuz bir sistem yok... Şüphesiz bizim Cumhurbaşkanlığı sisteminde de eksik aranırsa bulunur ama bu yukarıda saydığım problemlerden hareketle daha rasyonelleştirilmiş bir sisteme sahip olacağımız açıktır. Mevcut 12 Eylül kalıntısı modelden ise çok daha iyi bir sistemimiz olacak. O zaten kesin. Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş konusunda televizyonlara Yavuz Atar'ın davet edilmesinde de çok yarar olur. Editör arkadaşlara duyurulur...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA