MELİH ALTINOK MELİH ALTINOK

Biz darbeciye darbeci deriz

15 Temmuz için hazırlanan afişlerde askerin küçük düşürüldüğü iddia ediliyor.
Afişleri ayrıntılı olarak inceledim.
Yapabileceğim tek eleştiri afişlerdeki gerçekçiliğin yaratıcılığın önüne geçtiği...
Ancak o zaman da "daha iyisini sen yapsaydın" denileceği için ağzımı pek açmıyorum.
Ne var ki ordunun, askerimizin küçük düşürüldüğüne dair bir hisse kapılmak için insanın hakikaten kendini zorlaması gerekiyor.
Zira ortadaki çıplak yalın gerçek, amacı ne olursa olsun yıllardır orduda görev yapan yüzlerce askerin halkını esir almaya kalktığı.
Tıpkı yakın tarihimizde pek çok kez olduğu gibi...
E, son derece realist bir biçimde bu afişleri hazırlayanlar da, o gece halkın karşısına çıkanları kıyafetleriyle tasvir etmişler.
Yalan mı? Halkın kendilerine güvenip verdiği tüfeklerle, tanklarla, uçaklarla çıkmadılar mı karşımıza, kanımızı dökmediler mi?
Ne yapsalardı? Ta 80'lerden beri sırtlarına geçirdikleri o üniformalarını çıkartıp, darbecilere krem rengi şakirt pardösüsü falan mı giydirselerdi.
Elbette o gece, yurtsever askerlerimiz de polisle ve halkla birlikte bu darbe girişiminin gerçekleşmesine engel oldular. Aralarında bu uğurda şehit düşen kahramanlarımız var.
Zaten bunu da hepimiz her fırsatta unutmadan hatırlatıyoruz.
Dolayısıyla, PKK'lıların ve adı FETÖ ile anılan kimi siyasetçilerin sanki asker, vatan çok umurlarındaymış gibi koparttıkları bu gürültüye bakmayın siz.
Unutmayın, çok partili hayata geçtiğimizden beri eğer defalarca namlusunu bize doğrultanlara açıkça darbeci diyebilseydik...
Basındaki ve siyasetteki goygoyculara prim vermeseydik... Bu hainlerin en rahat örgütlendiği kurum askeriye olmazdı.
Böylece ne halka bu kadar zarar verebilirlerdi ne de ordumuza...

***


Bu hero'lar da mağdur mu oldu şimdi Kemal Bey?

15 Temmuz gecesi Türkiye Cumhurbaşkanı'na suikast düzenlemeye kalkan asker kılıklı soytarılardan birinin mahkemede giydiği tişört olay oldu.
Çünkü beyaz tişörtünün üzerinde İngilizce "Kahramanlar ölmez" yazıyordu.
Aklını ve namusunu satan bu adamlar belli ki yabancı devletler adına askerlik yapmanın kahramanlık olduğuna inandırılmışlar.
Bu yüzden de haksız yere yargılandıklarını ve mağdur olduklarını düşünüyorlar.
Hoş zaten 15 Temmuz sürecinde mağdur olmadığını söyleyen yok. Sivillerin üzerine ateş açtıktan sonra suçüstü yakalananlar bile "emir kulu ana kuzusu" edebiyatıyla aklanmaya çalışılıyor.
Sanki bu zanlıların mermisiyle ölen gencecik çocuklar ağaç kovuğunda büyümüş gibi.
Nihayet hükümet vatandaşlardan gelen tepkilere kulak verdi.
Dün yayınlanan genelgeyle, mahkemeleri etkileyecek mesaj içerikli tişörtler yasaklandı.
Ben şahsen Kemal beyin bu mağduriyetlere de tepkisiz kalacağına inanmıyorum.

***


İyi bari...

15 Temmuz gecesi cuntacıların bildirisini TSK'nın ağzındanmış gibi seyircilere duyuran kanalları izliyorum.
Hepsi de aradan geçen bir yılda tehlikeyi anlamış görünüyorlar.
Kesintisiz 15 Temmuz yayınındalar.
Ama öyle değil.
Kasılmadan "Şehitlerimiz" demeye başlamışlar.
E güzel...
Zira darbeye uğramış bir ülkenin Cumhurbaşkanı'nı yayına almayı sanki bir "lütufmuş" gibi sat Allah satanlar için bu büyük bir aşama.
Umarım darbenin üzerinden geçen bir yılda gerçekten anlamışlardır...
O gece kastedilenin, kendilerini adam eden, besleyen, büyüten bu topraklar olduğunu.

BİZE ULAŞIN