MELİH ALTINOK MELİH ALTINOK

Tek suçlu var o da sonunda ‘t’ olmayan Serbes mi?

Kamuoyu, iki kişiyi öldürdüğü kazanın ardından suçu başkasına yıkan Emrah Serbes'in "kontrollü vicdan senaryosu"nu tartışmaya devam ediyor.
Ancak Serbes'in yaptığı şeyin savunacak bir tarafı olmadığını herkes kabul etmiş durumda.
Olayın ardından Serbes'i korumak için ismini haberlerden çıkartan Hürriyet'in, yazarları bile...
Fakat bu olayda tek yanlış Serbes'in yaptıklarında değil.
Çünkü insanlar iyi ya da kötü olabilirler. Bir suç işlediklerinde kendilerini korumak için türlü çeşitli yalanlara, dalaverelere başvurabilirler.
İşte hukuk, devlet de bunun için vardır.
Bireye, topluma zarar verecek hileler yaptırmamak için.
Bu mekanizma bireylerin bencilliğini, her koşulda kendini kollama motivasyonunu toplum lehine dengeler.
Dolayısıyla bu tarz skandallara yapısal çözümler arıyorsak yalnızca "suçlunun ne kadar da suçlu olduğunu" konuşmak yetmez.
Yargının ve güvenlik güçlerinin reflekslerine de odaklanmak şarttır.
Çünkü derdimiz Serbes'i dövmek değil, yeni acıların yaşanmasını, 16 yaşında fidanların mezara girmesini engellemek.
O halde kazadan 4 gün sonra soruşturmayı derinleştirmeye karar verdiği için övülen yargıya hiç sorulmayan sorularımıza başlayalım.
***
1- Ölümlü büyük bir trafik kazası olduğunda araçta bulunan herkes hukuka göre olağan şüphelidir. O halde kazadan sonra yan koltuğa geçtiğini söyleyen Serbes'e olay anında neden alkol testi yapmadınız?
2- Kaza sabah 5 sularında gerçekleşiyor.
Araba spor bir hız arabası ve içinde iki genç var. Yani "alkol" güvenlik güçlerinin ilk şüpheleneceği şey olmalı.
Olayın ardından, araçta içki içilip içilmediğine dair gerekli kontrolleri, testleri neden yapmadınız?
3- Çekici sürücüsü gibi görgü tanıklarının ifadesini niçin istemediniz?
4- Kaza yapan aracın ruhsatında Serbes'in adının yazılı olması dikkatinizi çekmedi mi?
Hangi kanaatle olay sonrası kendisini salıverdiniz?
5- Mobese kayıtlarını nasıl bir rahatlıkla istemediniz?
***
Ne yazık ki yargı ve güvenlik güçleri bu ve sayamadığımız diğer görevlerinin hiçbirini yerine getirmediler.
Kazanın hemen sonrası, sadece bir şüphelinin itirafıyla olayı iki saatte "pratik bir çözüme" kavuşturdular. Sonuçta da gerçek suçluyu salıp suçsuzu cezaevine gönderdiler.
Hatta daha ağırını söyleyeceğim, "delilleri karartmış" oldular.
Ta ki olayın üzerinden 4-5 gün geçti, mağdur ailenin girişimleriyle akılları başlarına geldi.
Kaza anı adaletin sağlanması için talep edecekleri şeyleri şimdi istiyorlar, sanki bulamayacaklarını bilmiyormuş gibi...
Evet, şimdi ne olacak?
Serbes, yargının koruyamadığı haklarımızın üstüne basarak belki hak ettiğinden daha az ceza yiyecek. Yani az ya da çok, belli bir oranda bu işin bedelini ödeyecek.
Peki ya yargı?
BİZE ULAŞIN