TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
OKAN MÜDERRİSOĞLU OKAN MÜDERRİSOĞLU

Bahçeli ve Ergenekon

MHP lideri Devlet Bahçeli'nin, parti tabanına yönelik mesajları, partisini demokrasi dışı odaklardan arındırma planının önemi bugün daha iyi anlaşılıyor. Ülkücü gençleri, "elinde silah değil bilgisayar olan", "bilek değil bilgi gücüne inanan" kadrolar olarak tanımlaması öyle anlaşılıyor ki MHP üzerinde oynanan oyunları da bozdu. "Ülkücü mafya" tanımlaması giderek lügatlerden silinmeye başladı.
Ergenekon soruşturması ve davası kapsamındaki simalarla MHP arasındaki farkın çizgisi de keskinleşti.
Örneğin, 22 Temmuz 2007 seçiminde adaylık başvurularının bitmesine bir gün kala, MHP'ye akşam vakti ilginç dosyalar gelir. Bunlar arasında Ergenekon şüphelisi İbrahim Şahin de vardır. Bahçeli, "Derhal iade edin" der ve işleme aldırmaz.
Aslında bu sürecin öyküsü oldukça gerilere de uzanmaktadır. Susurluk davası devam ederken, 23 Ekim 1997'de İbrahim Şahin, memleketi Tokat'ı ziyaret eder. Büyük bir konvoyla karşılanır. Konu MHP teşkilatıyla da ilişkilendirilir. O ziyarete MHP'nin iki eski milletvekili de katılır. Bahçeli, "Öyle bir organizasyon içinde kurumsal olarak bulunmamız söz konusu değil" diyerek parti teşkilatını uyarır.
2005'te Bursa'da, 2006 ve 2007'de Konya ve Kayseri'de Bahçeli'nin yaptığı konuşmalar da yabana atılır cinsten değildir. MHP lideri bu kez "Emekli generaller MHP'den elini çeksin. Siyasete girmek istiyorlarsa parti kursunlar" yönünde açıklamalar yapar.
Ve nihayet en canlı örnek... Mersin'de kurulu Kuvayi Milliye Derneği'nde MHP'li 5 ilçe belediye başkanının da bulunduğu, hatta kurucu olduğu bilgisi genel merkeze ulaşır.
Bu isimlere, "Ya Milliyetçi Hareket ya da Kuvayi Milliye" denilir. İstifaları sağlanır. O derneğin başkanı ise Ergenekon soruşturmasından tutuklanır. MHP'lilerin aileleri de "Bize iyilik yaptınız" diye Bahçeli'ye teşekkür eder.
Bahçeli'nin, "Kuvayi Milliye, Vatansever Kuvvetler Güçbirliği ile Al Alma ve Doğu Perinçek'in ulusalcılık hareketiyle (ki bunlar daha sonra Kızıl Elma Koalisyonu'na dönüştü) hiçbir şekilde ilgimiz yok" vurgusu da dikkate değerdir.
"Ergenekon soruşturma sürecinden siyaset elini çekmeli. Devlet şeffaf olmalı. Bu tür unsurlar devletten temizlenmeli. Hepimiz yargının kararına saygılı olup sabırla beklemeliyiz" ifadesi ise yeni dönemin şifresi olarak görülmelidir.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN