OKAN MÜDERRİSOĞLU OKAN MÜDERRİSOĞLU

Anayasa Mahkemesi'nin yetki alanı

Meclis Başkanlığı seçimi geride kaldı. Ancak, bu seçimin geleceğe matuf yönleri hâlâ tartışılıyor. Zira merkez sağ gelenekten gelen Köksal Toptan'ın yerine partinin çekirdek kadrosundan Mehmet Ali Şahin'in seçilmesi, 1 Mayıs 2009'da başlayan sürecin son halkası gibi. O tarihte, kabine revizyonu yapıldığında Bülent Arınç'ın Başbakan Yardımcısı, Ömer Dinçer'in Çalışma Bakanı olması yeni dönemin habercisiydi. AK Parti'nin artık "Acaba ne derler?" aşamasını geçtiği, "Biz işimize bakalım" fazına geldiği tescillenmişti. Bu nedenle, "ılımlı" isimler yerine, "kararlı" isimler tercih edilmişti.

***
Toptan'ın, Meclis Başkanı seçildiği atmosfer de hayli farklıydı. Başbakan Tayyip Erdoğan, 22 Temmuz 2007 Genel Seçimi'nin ardından AK Parti Genel Merkezi'nin balkonundan tarihi konuşmasını yapmış, toplumun tüm kesimlerini kucaklama mesajı vermişti.
27 Nisan e-muhtırası, 367 engeli, erken seçim baskısı, sancılı Cumhurbaşkanlığı seçimi süreci de siyaseti hayli yormuştu.
Ancak ne olduysa 2008'in başında oldu. İktidar partisinin kapatılması için dava açılması, tarihi hesaplaşmanın kaçınılmaz hale geldiğini gösterdi. Askeri darbe arayışları sonuçsuz kalınca hükümeti yargı yoluyla tasfiye girişiminin başladığı düşünüldü.
Ve meşhur anayasa değişikliği... Hani, üniversitelere türbanla girilmesinin önünü açan, 411 oyla kabul edilen o hareket. Anayasa Mahkemesi'nin "usule ilişkin" yetkisini aşarak "esasa girdiği" ve iptal kararı verdiği o kritik an. Sanırım Toptan'la ilgili hüküm, bu olayın akabinde gelişti. Meclis Başkanı'nın yasama alanına açık tecavüze karşı keskin duruş sergilemediği kulislerde hep dile getirildi. Oysa bugün gelinen noktada perde arkasının biraz farklı olduğu anlaşılıyor. Toptan'ın, "Anayasa değişikliği zorlanmasın. Yoksa bu konu çözümsüz hale gelir" dediğini, veda ziyaretleri vesilesiyle öğreniyoruz. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın, "O anayasa değişikliği bizim önümüze gelmemeliydi. Çünkü mahkemenin yorum yoluyla yetki alanını genişletti" dediğini duyuyoruz.

***
Gelelim, "Toptan-Şahin" karşılaştırmasına. Toptan, gerek Meclis içinde, gerekse Meclis dışında anayasal kurumlarla uyuma mutlak özen gösteren bir siyaset adamı profili çizdi. Hoş seda bırakarak şimdilik köşesine çekildi.
Şahin ise yedi yıl boyunca Milli Güvenlik Kurulu'na katılan, devletin dinamiklerini bilen bir şahsiyet. Üstelik partinin fikri yapısının şekillendiği birinci halkadan. Özellikle başbakan yardımcılığı sırasında, memurlarla yapılan toplu görüşmelerdeki performansı ile "tatlı-sert müzakereci" olduğunu ispat etti. Esasen, farklı siyasi partilere eşit mesafede durmak istese de Adalet Bakanlığı dönemindeki iddialar ve yıpranmışlığı kendisine bu fırsatı vermeyecektir. Şahin'e, Meclis'i en geç iki yıl içinde gürültüsüz patırtısız seçime taşıma rolü kalacaktır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN