OKAN MÜDERRİSOĞLU OKAN MÜDERRİSOĞLU

ABD-Meksika açılımı

7 Aralık 2009, Türkiye'nin iç ve dış dinamikleri açısından kritik bir tarih. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, ABD Başkanı Barack Obama ile ikinci randevusu her bakımdan önemli. Erdoğan, belki de "Başbakan" olarak Washington'a son resmi ziyaretini yapacak.
5 Kasım 2007'deki Bush-Erdoğan görüşmesi, karakol baskınlarının gölgesinde, sınır ötesi harekât baskısı altında kalmıştı. PKK'nın ortak düşman ilan edilmesi, anlık istihbarat paylaşımı ile sonuçlanan o ziyaretin ardından Türk-Amerikan ilişkileri de normalleşti. Bush'un giderayak attığı adımlara, Amerika'daki başkan değişikliği de eklenince iki ülke işbirliği bugün bambaşka bir noktaya geldi.

***

Ankara, bu sıralar hem ziyaretin içeriğini, hem de dış görünüşünü ayarlamaya çalışıyor. Çünkü Başkan Obama'nın Nisan 2009'da TBMM'deki konuşmasında ortaya attığı "model ortaklık" kavramının içinin doldurulması gerekiyor. Obama'nın ifadesiyle, "Hıristiyan ABD ile Müslüman Türkiye arasındaki ortaklığın", yakın coğrafyaya nasıl örnek teşkil edeceği konusu hayli hassas. Hem siyasi hem de ekonomik yönleri ile somut projelere dönüşüp, belli bir ilerleme sağlanmadıkça model ortaklık, sembolik olmaktan öte değer taşımayacak.
***

Ziyaretin dış siyasi ayağı da zorlu... Zira Erdoğan, Libya ziyaretinin ardından üstelik Batı'nın "eksen kayması" kaygılarının doruğa çıktığı bir ortamda Washington'a gidecek. Kuşkusuz İsrail ile adeta askıya alınan ilişkiler de masaya gelecek, soykırım suçlamasının odağındaki Sudan Devlet Başkanı El Beşir'le yakınlaşma da. İki liderin dosyasındaki öncelikli konulardan birinin de İran olacağı su götürmez gerçek. Washington için Ankara, şu anda zincirin yumuşak halkası gibi. Ankara şimdilik, Tahran'ı ekonomik ve siyasi açıdan kuşatacak tedbirlere eklenmeye yanaşmıyor. Nükleer tehdit algılamasında ön sıralara oturan İran'ın, geleneksel kompleksi yüzünden Türkiye'nin bölgesel yükselen aktör konumuna sıcak bakması ise düşünülemez. Tahran-Ankara arasındaki sıcak mesajların yarattığı kafa karışıklığı sürerken acaba Beyaz Saray'da kim, kimi ikna edecek?
***

Erdoğan'ın ABD ziyaretine bu kez Meksika ayağı da eklendi. Türkiye'nin sadece Doğu'ya değil Orta Amerika'ya kadar açıldığını Amerikalılara anlatmak önemli. Ama daha önemlisi, Başkan Obama'nın Türkiye'nin Doğu-Batı eksenindeki "barış yapıcı ülke" rolüne değinmesi. Eğer iki liderin konuşmasından bu içerikte mesaj gelirse Ankara'nın, bir yandan AB ile karşılaştığı zorluklar azalacak, diğer yandan ülke içinde muhalefetin elinden bir siyasi malzemesi alınacak.
***

Beyaz Saray'da, Obama'nın yeni savunma sistemi de sorulacak, Kıbrıs için destek de istenecek. Nükleer silah sahibi Pakistan'ın iç istikrarı da bu ülkenin Afganistan'la iç içe geçen güvenlik kaygıları da göz ardı edilmeyecek. Ve yerel inisiyatifin güçlenerek, yabancılara ihtiyaç duyulmadan yönetsel dengelerin kurulmasında Türkiye'ye çok iş düşecek.
***

Washington'da, demokratik açılım da Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ile başlatılan süreç de Ermenistan'la imzalanan protokollerin gereği de ele alınacak. Milli Birlik Projesi için "ABD Planı" eleştirilerine maruz kalan Erdoğan, Amerika'ya gitmeden, konuyu TBMM'de en geniş boyutları ile tartışmaya açarak zamanlama itibariyle avantaj sağladı. Bir başka ifade ile açılım Meclis'e mal olmadan gerçekleşecek ABD ziyareti, Erdoğan'ın başını ağrıtırdı. Bu risk bertaraf edildi. Lakin Kuzey Irak'taki yerel otorite üzerindeki ABD etkisine rağmen, terör örgütü lider kadrosunun teslim edilmesine ilişkin bir gelişme yaşanması bu aşamada iyimserlik olur.
***

Erdoğan'ın iyi bir santrfor olduğunu bilmeyen yok. Başkan Obama ise Beyaz Saray bahçesindeki tenis kortunu basketbol sahasına dönüştürecek kadar bu spora meraklı. Erdoğan- Obama görüşmesinin ne kadar süreceği, Obama'nın Erdoğan'ı yemekte ağırlayıp ağırlamayacağı henüz belli değil. Pratik zekâlı, sporcu, iki siyasetçinin hem gol hem de basket atması, ziyaretin başarısını tayin edecek.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN