OKAN MÜDERRİSOĞLU OKAN MÜDERRİSOĞLU

Varlık balonu şişmeden inecek

Geçtiğimiz hafta, Türkiye'de hatırı sayılır ölçekte portföyü bulunan iki ayrı yatırımcı kuruluşun temsilcileri ile konuşma fırsatım oldu. Ekonomiden sorumlu bakanlar, bürokratlar derken 2011 projeksiyonu kapsamında benimle de görüştüler. Doğal olarak, Ankara izlenimlerini sordum.
Önümüzdeki yıl da Türkiye ekonomisinin büyüyeceğini, genel seçimlerde tek başına iktidar seçeneğinin daha fazla satın alınır olduğunu anlattılar. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz ve BDDK Başkanı Tevfik Bilgin'in açıkladıkları tedbirleri yerinde bulduklarının söylemekle birlikte, şu tespiti paylaştılar: "Sıcak paranın kontrol altına alınması, cari açık riskinin bertaraf edilmesi hatta üstü örtülü devam eden kur savaşlarına karşı hazırlıklı olunması adına Ankara'da doğru işler yapılıyor. Lakin, 2011'de bankaların kredi musluklarının kısılması, seçim öncesi büyümeyi frenleyebilir. Seçime girecek bir hükümetin, büyümeyi tetikleyecek kanalları daraltması büyük cesaret! Aynı durum akaryakıt fiyatları için de geçerli. 4 TL benzin Türk halkı için psikolojik sınır gibi. Buna rağmen vergi ayarlaması yapılmaması dikkate değer bir duruş!"

***

Yabancıların ilgisini çeken bir diğer husus da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın öncelikleri ile Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in vurguladığı konular arasındaki fark. Babacan'ın makro ekonomik istikrara odaklandığını, Şimşek'in ise mikro reformları önemsediğini düşünüyorlar. Ancak, bir süredir bekletilen yeni nesil reformların seçim öncesinde gündeme gelmesini beklemiyorlar.
Ve merak ediyorlar.
"Babacan, çok ısrar etmesine rağmen Mali Kural'ın yürürlüğe girmesini başaramadı. Acaba Mart 2011'den itibaren seçim meydanları dolduğunda, iktidar partisi mali disiplini zayıflatacak kararlara yönelebilir mi? Babacan, mali kural sınavından ikmale kaldığına göre, benzeri riskler beklenebilir mi?"
Tabii bu soruyu soran uzmanlar, özellikle kamu alacaklarının yeniden yapılandırılması ile sağlanacak kaynaklar sayesinde ekonominin seçim dönemini yara almadan atlatabileceğini, hızlanan kamu yatırımları sayesinde ekonomik canlılığın korunacağını da öngörüyorlar.
***

Yabancılar, bankacılık sektörünün kârlılığına ve gayrimenkul piyasasında varlık balonu oluşup oluşmadığına da büyük önem veriyorlar.
Bunun üzerine BDDK Başkanı Bilgin'i aradım. Bilgin, gerek kredi kartlarında asgari ödeme limiti gerekse konut kredilerinde finans edilecek tutarla ilgili önlemlerin gerekliliğini şöyle anlattı:
"Bankalar, kısa süre öncesinde konutun yüzde 75'ine kadar kredi veriyordu. Piyasa, dengede idi. Ancak son dönemde bazı bankalar, kredilendirme oranını yüzde 95'e kadar çıkardı. Hatta "evinizin yanında mobilyanızı da alalım" demeye başladı. Bu eğilimin, sektöre yayılmasını istemedik. Zira aldığımız kararlar, konut kredilerinin sağlıklı büyümesi için gerekliydi. Bugün yakınan bankaların 5-10 sene sonra 'BDDK iyi yapmış' diyeceğinden eminim. Bir mesajımız da gayrimenkul ekspertizi yapan kuruluşlara. BDDK denetçileri, banka bazında ekspertiz değerlerine bakacak. Büyük farklar belirlerse yeniden ekspertiz isteyecek. Anormalliklere müdahale edecek. Hatta bu firmaların lisansı iptal edilecek. Bankalara gelince... 2011 zorlu bir yıl olacak. Ama işini düzgün yapan bankaların yanında olacağız. Elimizde bunun için çok sayıda enstrüman var!"

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.