HOWARD MURAD HOWARD MURAD

Akıllı telefonlar yaşlandırıyor!

Cildiniz elektronik cihazlardan yayılan mavi ışık yüzünden daha erken yaşlanabilir! Ciltte ince çizgiler, kırışıklıklar ve matlık oluşur

Gelişen teknoloji, bir arkadaşımıza hızlı bir şekilde yazı yazabilmemizi, iş e-postalarımızı kontrol edebilmemizi ve yemek siparişimizi birkaç dakika içinde verebilmemizi sağlıyor. Bu da her zamankinden daha fazla şey paylaşmamız anlamına geliyor.
Deloitte araştırmasına göre; tüm yaş gruplarındaki Amerikalıların, uyandıktan beş dakika sonra telefonlarına baktıklarını ve telefonlarını günde 150 kez kontrol ettiklerini gösterdi.

SOHBET YERİNE FACEBOOK
Cihaz bağımlılıkları, kişisel bağlantılarımızı endişe verici bir oranda tehlikeye attığından, yalnızca zamanımızdan ve veri planlarımızdan fazlasını tüketir. İçten gülüşlerin yerini LOL'lere bıratığı bir dönemde, içten konuşmalar pasif agresif tweet haline geldi. Bir fikir hakkında konuşmalar, yeni olan bir şeyler ve arkadaşınızla yapılan günlük sohbetler, halka açık Facebook yayınlarıyla değiştirildi.

GÖRÜŞMELER AZALDI
En yakın ilişkilerinizde bir çatlak fark ediyorsanız, nedeni arka cebinize çok rahat sığıyor olabilir. Çevre ve Davranış'da rapor edilen 2014 tarihli bir çalışmada; Virginia Tech psikoloğu Shalini Misra, 100 çiftin sohbetlerini izledi ve 'iPhone'un efekti' olarak adlandırılan şeyin ne olduğunu saptadı: 'Çalmıyor olmasına rağmen akıllı bir telefonun varlığı, özel görüşmeleri düşürmekte, kişilerde derin duygularını daha az açıklama isteği oluşturmaktadır.'
Essex Üniversitesi'nden Andrew Przybylski ve Netra Weinstein'ın desteklediği Sosyal ve Kişisel İlişkiler Dergisi'nde, akıllı telefonların, kişiler arası yakınlık ve güven gelişimini engellediğini ve bireylerin ortaklarının anlayış ve empati hislerini azalttığını bildirdi.
Stres, vücudun gerçek ya da hayal edilen zararlı durumlara tepkisidir. Tehdit altında olduğunuzu hissedince, vücudunuzda önemli görevleri etkili bir şekilde ele geçirmenizi sağlayan bir kimyasal reaksiyon meydana gelir. Bununla birlikte, vücudumuz sadece küçük dozlarda stres almak için tasarlanmıştır. Kültürel streste veya modern yaşamın stresinde olduğu gibi sürekli ve yaygın stres, vücutlarımızın üstesinden gelmesi için çok daha fazladır ve bizi uzun süreli ve tehlikeli sonuçlar doğurabilecek riske sokmaktadır. Bu yeni stres türü, hayatımıza o kadar yerleşmiştir ki; fark edilmez, ancak tüm vücudumuzda özellikle deride gözle görülür bir etki yaratır.
Zihin, beden ve cilt arasında güçlü, ancak çoğu zaman göz ardı edilen bir bağlantı vardır ve teknoloji bağımlılığımız her birinin endişe verici bir oranda hızla artmasına neden oluyor.
Dr. Murad ve dermatoloji topluluğu uzun süredir cildin görünümü ile genel sağlık arasındaki nöropsikolojik bağlantıları tanımışlardır.
American Stress Enstitüsü verileri, kültürel stres gibi kronik stresin bağışıklığı zayıflattığını, iltihabı artırdığını ve yaşlanmayı hızlandırdığını gösterdi. Gerçek sağlık sadece fiziksel bedenin hastalıktan uzak olduğu anlamına gelmiyor; yaşam tutkusu, arkadaşlar ve aileler ile anlamlı bağlantılar ve kendine özgü olumlu bir anlam taşıyor.


Bir bilgisayarın önünde geçen sekiz saatlik dört iş gününün, öğleden sonra güneşinde geçirilen 20 dakika kadar cildinize zararlı olduğunu biliyor muydunuz?

KİRLİLİK VE CİHAZLAR ÇOK ETKİLER
Cilt sağlığının bozulması ve cildin yaşlanması dendiğinde çoğu kişinin aklına güneşte fazla vakit geçirmek, makyajla uyumak, sigaranın cilde zararları gibi açık ve önlenebilir şeyler geliyor. Bunların hepsi yaşlanma sürecine önemli katkıda bulunan faktörler ama sadece öykünün bir bölümünü anlatıyor. Cildiniz her geçen gün saldırganlar tarafından zarar görür; bunlara kirlilik ve elektronik cihazlardan gelen mavi ışık dahildir.

MAVİ IŞIK NEDİR?
Mavi ışık, her yerdedir. Güneş ışınları, dizüstü bilgisayarımız, düz ekran TV'lerimiz, tabletlerimiz, cep telefonlarımız ve hatta floresan ve LED aydınlatma gibi cihazlar mavi ışık yayar.
Güneş, aslında o çok sevdiğimiz teknolojiden çok daha fazla mavi ışık yayar, ancak elektronik cihazlarla yakın mesafeden çok zaman harcadığımız için risk taşıyor.

NEDEN ZARARLI?
Aşırı mavi ışık, oksidasyon sürecini hızlandırır ve melatonin üzerine etki yapar. Onun oksidatif etkileri aynı zamanda iltihaplanma, cildinizin hücresel suya daha az sahip olması ve çevresel etkilerin tehlikelerine daha duyarlı olmasını sağlar. Sonuç? Hiperpigmentasyon, matlık, ince çizgiler ve kırışıklıklar gibi gözle görülebilir yaşlanma belirtileri gösteren cilt oluşur.

ÇÖZÜM
Argan yağı, E vitamini ve karakafes otu özü içeren ürünler, cildinizi UV ışınlarının oluşturduğu zarara karşı korur. Ayrıca Lutein ve mineral, filtre mavi ışıklara ve kızılötesi radyasyona karşı cildinize kalkan oluşturarak geniş koruma sağlar.
Ayrıca gece kullanacağınız antioksidan özellikli ve içerisinde marrubium kök hücreleri bulunan bir ürün de cildinizi toksinlerden arındırarak canlandırabilir.




KÜLTÜREL STRESLE NASIL BAŞ EDİLİR?
Kendinize asıl sormanız gereken soru şu: 'Başka bir gezegene taşınmadan kültürel stresle nasıl baş ederim?' Siz, en sonunda, ne olursa olsun belirli bir dereceye kadar yetişkin olmanın gerçek ve stresli yükünü omuzlarınızda taşıyabilirsiniz. Hepimiz başkasının sorumluluğu altında özgürce yaşadığımız çocukluk günlerimize dönmek isteriz ama tabii ki bunu yapamayız.
Farklı stres çeşitleri ve bunların sizin üzerinizdeki etkileri üzerine tam olarak eğitilmiş olmak, stres yönetimi konusunda size yardımcı olur. Bizler, tarihin en heyecan verici dönemlerinden birinde yaşıyoruz. Teknoloji ile birlikte çok fazla güzel şey girdi hayatımıza ve bizler de bunu deneyimliyoruz. Bilimsel olarak, biz yalnızca insan duygularının tüm vücut sistemlerini etkileyen gücünü anlıyoruz. Peki, bu nasıl oluyor da vücut kondisyonumuzu değiştiren ve hastalıklar yaratan bir hal alıyor? İnsanlara dinlenmeyi ya da onlara iyi gelecek şeyleri anlatmak kolaydır. Ama stres, yaygın olduğu kadar gizlenemeyen ve önlenemeyen bir şeydir. Onu söküp atmak için çaba göstermek gerekir.
Gerçek şu ki; hayatımız gittikçe daha da dijital bir hal alacak ve biz ve çocuklarımız kapasitelerimizi zorlamaya çabalayacağız. Sürekli bu koşuşturma içerisinde bulunmamayı öğrenmek kolay değildir. Fakat sıra akıl ve fiziksel sağlığa geldiğinde, günlük, haftalık ya da aylık rahatlama, bir doktorun tam olarak istediği şeydir. Her şeyde ölçülü olma anahtardır ve bu kültürel strese katkı yapacak şeyleri içerir. Burada amaç; kültürel stresi azaltırken, hayatın basit zevklerinin keyfini çıkarmaktır.
İşinizi tutkuyla yapın!

BİZE ULAŞIN