ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

Kullanılmış Gelecek

Dünya devi Intel, Malatya'ya gelir mi? Eğer rekabetin yakın geleceğini iyi okursanız, pekalâ gelebilir.
Ama bunu başaramaz ve Intel'in Malatya'ya gelmesini, Hazine, kur, arsa, vergi teşviki sanıyorsanız, asla gelmez.
Uluslararası Rekabet Araştırmaları Kurumu URAK'ın Genel Kurulu'ndayız.
Geçen hafta yayınlanan İllerarası Rekabetçilik Endeksi'ni hazırlayan ekip, bu ve benzeri çalışmaların Türkiye'ye verdiği katkıyı dile getiriyor.
URAK Bilimsel Çalışma Grubu'ndan Prof. Dr. Kerem Alkin, bu endeks çalışmasının yerel aktörleri harekete geçirmesi gereği üzerinde duruyor. Neticede rekabet sıralamasını belirleyen ölçülebilir 39 kriterden hangisini geliştirmeye ve hangi alanda iyileşmeye ihtiyaç duyulduğu, bu endeksin iddiasını oluşturuyor. URAK Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç; "amacımız, Türkiye'nin küresel rekabet arenasında daha yükseklere çıkmasını sağlamak" diyor. Bunun için de konuşmak yerine somut projeler ortaya konuluyor ve hayata geçiriliyor. Kongre'de Ali Koç'tan , çarpıcı bir örnek geliyor; "Amasya elmasını, Niğde üretip bütün Türkiye'ye satıyor." Koç; illerin kendi markalarını oluşturma gayreti yanı sıra bunları başkalarına kaptırmamaları gereği üzerinde duruyor.
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erkan Gürkan da rekabetçi bir Türkiye'nin ancak bu gibi projelere daha fazla gayret ve katkı verilmesiyle sağlanacağı görüşünde.
URAK Koordinatörü Dr. Melih Bulu, rekabette yalnızca iller değil aynı zamanda bölgesel avantajlar ve imkanları belirlemek üzerine yoğunlaştıklarını söylüyor; "7 bölge yerine 26 bölgenin ortaya çıktığı ülkemizde bu bölgelerin rekabet avantajlarını iyi okuyup ortaya çıkarmalıyız."
Son bir kaç aydır, bu bölgelerden çoğunu gezmiş biri olarak gördüğüm şu; her bölge, kendi doğal kaynakları üzerine oturmuş ve kendi beceri alanlarıyla örtüşmüş işlerde, fevkalâde başarılı oluyor.
Ama bu temel dinamiği anlamayanlar ise teşviklere rağmen kaynaklarını çarçur ediyor.
Fakat sorun, hangi il veya bölgenin, hangi alanda daha rekabetçi olduğunun ortaya konulmasıdır. Ülke milli gelirini hesap etmek, o kadar önemli değildir. Bunu Uganda'daki bir planlamacı da yapıyor zaten. Daha nitelikli ve işe yarar bilgi, ülke geneli kadar, bölgelere ve illere hatta beldelere kadar inebilen detayda oluşturulmak zorunda.
İllerin gayrisafi yurtiçi hasıla çalışması bizde ilk ve tek; 2001'de yapıldı. Ancak buna devam etmek ve verileri iyileştirmek yerine, bu çalışma rafa kaldırıldı.
URAK bu boşluğu İllerarası Rekabetçilik Endeksi benzeri çalışmalar ile doldurmak ve bir sonraki adımda karar vericilere "nitelikli bilgi" sağlamak için doğru zamanda doğru işi deniyor.
Suriye, Irak, İran, Dubai hatta Ermenistan, Gürcistan veya Rusya'dan Türkiye'ye bakıldığında, bütün ülkenin aynı beceri ve gelişmişlik düzeyinde olmadığı, daha net görülüyor. Marifet, bu düzeylerin "tek düze" değil, ilin veya bölgenin kabiliyetlerine uygun geliştirilememesinde yatıyor zaten.
Limanı olmayanın dahi iskele isteyebildiği ilkel kalkınma anlayışı bizi bugün, gelişmiş yörede her ne var ise "ben de isterem" arabeskine taşımıştır.
Şırnak'a KİT götürmeyi bekleseydik bu ilimizin gelişme yolunda ivmelenmesi için bir kaç onyıl sabretmemiz gerekirdi. Oysa URAK'ın son çalışması, Şırnak'ın sınır ihracatındaki patlamayla birlikte rekabette devler ligine girdiğini gösteriyor.
Zamanı doğru okumak, bu açıdan hayati önem kazanıyor. Dünün dinamikleri ile geleceği tanımlayınca "kullanılmış gelecek" kavramına varıyorsunuz. Kullanılmış gelecek ise dünün rekabetidir; yarının değil.
Yazının başındaki örneğe geri dönelim; Intel, Malatya'ya neden gelmez?
Çünkü Intel'in çalışanının bu ilde mutlu olması gerekir. Çünkü Intel'in gelişi yalnızca bir "üretim üssü" seçimi değil, bir "hayat tarzı" tercihidir. Çünkü Intel'li çalışanının eşi alış veriş için AVM'ye ihtiyaç duymaktadır. Çünkü Intel çalışanının çocuğu Malatya'da nitelikli okul talep etmektedir. Çünkü Intel, ucuz hatta bedava arsa değil, sosyal çevre ve yaşam tarzı zenginliği talep etmektedir. Kullanılmış gelecek; Intel'in Malatya'ya gelmeyişini, rekabetin dününde arama körlüğünün adıdır zaten.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.