ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

Kim 500 milyar ister?

Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin "2023 ihracat stratejisi" çalıştayındayız. Amaç, 13 yıl sonra ihracatımızın 500 milyar $ hedefini yakalayabilmesi için neler yapılması gerektiğini sorgulamak. Türkiye'nin 2023 İhracat Stratejisinin Uygulamaya Aktarılması ve Performans Yönetimini anlatan Ateş Sungur; dünya ekonomisi büyüme varsayımlarından başlayıp sektörel öngörülere dek yığınca veriyi paylaşıyor.
TİM Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Mente, 500 milyar dolarlık hedefe varabilmek için savunma sanayiinden havacılığa, bilişimden ilaca dek farklı alanlardan gelen katılımcılarla birlikte yeni odak alanlarını netleştirmeyi amaçladıklarını söylüyor.Başkan Mehmet Büyükekşi de odaklanma sağlayabilmek için yeni potansiyel sektörlerin 2023 ihracat büyüklüklerini öngörmenin önemine vurgu yapıyor.
Peki bu 500 milyar dolar hedefi nereden çıktı?
2001 kriz sonrası yakalanan tırmanış ivmesi, 100 milyar $ civarında salınan ihracatın, Cumhuriyetimizin 100'üncü yılında 500 milyara çıkarılabilme öngörüsünü gündeme getirmiş. Peki mümkün mü?
Eğer gereği yapılırsa pekala mümkün.Kaba bir hesapla, şu anda 100 milyar olan ihracatın 13 yıl sonra 500 milyara ulaşabilmesi için her yıl ortalama % 12 civarında bir artış yakalanması gerekiyor. % 12'lik artışı sağlamak ve bunu 13 yıl boyunca peş peşe sürdürmek nasıl olacak?
Böyle bir şeyi "ummak" bir şeydir fakat umut bir yöntem olamaz. Bazı yıllarda Türkiye, bundan daha yüksek ihracat artış hızı yakalamış olabilir. Fakat bunu 13 kez peş peşe sağlamayı, ancak bazı "öncelikler sayesinde" hayata geçirebileceğiz.
Önce ateş edip sonra nişan alan Alaturka tavrımız bir yana; böylesi bir hedefe varabilmek için ya zıplayarak büyüyecek veya yeni zenginlik alanları tanımlayacaksınız. Zıplayarak büyüme, zaten var olan ihracat devlerinin Türkiye'ye kazandırılması veya şu anda varolmayan yeni pazarların devreye alınmasıyla mümkün hale gelebilir.
Fakat yüksek ivmeli ihracatın, "ciro odaklı dahi olsa" 500 milyar $'a varabilmesi için yeni zenginlik alanları tanımlamak ve bunları biran önce hayata geçirmek şart. Bunun da yolu, öncelikle "tekstil, Çin, kota, AB, kur vs" gibi dilimizin pelesenklerinden ve beynimizi kemiren "başkası becerememiş biz nasıl yapacağız?" cümlesindeki toplumsal aşağılık kompleksinden kurtulmaktan geçiyor.
500 milyarlık ihracatı ancak 750 milyarlık ithalat ile başarabiliyor ve bundan da kazanamıyorsak, bakmamız gereken alanları değiştirmeliyiz. Neticede düşük katma değerli mevcut ürün ve hizmet deseni ile varabileceğimiz menziller, bizi 500 milyar ufkuna taşıyamayacak. Temel sorun, 500 milyarlık ciro hedefinde değildir. Temel sorun, yarım trilyonluk yeni ihracat liginde varolabilecek zihinsel dönüşümde yatmaktadır.
Çalıştayda Ali Akurgal, bu "zihinsel dönüşüme" örnek oluşturacak bir öykü anlattı; "Türkiye'nin rüzgar debisine uygun ve yüksek performans sağlayabilen rüzgâr türbini geliştiren bir Türk, 2 yıldır yatırımcı bulamıyor."
500 milyar dolarlık hedefe de ancak bu örnekteki "farklı ve yüksek katma değerli" işlerle varacağımıza göre, öncelikle bu "zihinsel bariyeri" aşmak gerekiyor.
Bana göre cari açığı zorlamadan 500 milyar $'lık ihracatı gerçekleştirmek için gereken, "akıl açığımızı" kapatmaktır.
Pazar günümü Sakarya Üniversitesi'nde 300 projenin yarıştığı Robot Şenliği'nde geçirdim. Güneş enerjisi ile çalışan otomobilimizi gördüm.
Saguar'ın prototipi 550 bin $'a mal olmuş. Bunu gerçekleştiren gençler şimdi bir sonraki adıma geçebilmek için girişimci peşinde.
Amaç bu araba sayesinde "fiyaka" yapmak ise herkes kuyrukta.
Fakat 500 milyarlık ihracat hedefine hizmet edecek yeni zenginlik alanı yaratma konusunda kimsenin kılı dahi kıpırdamıyor.
En baba STK'mız TOBB, bu araba Avustralya'da yarışsın diye 40 bin $ vermiş. Gitmiş, yarışmış ve Türkiye'ye 3'üncülük getirmişler. Oysa bu katkı 40 bin $ yerine 4 milyon $ olsa, Türkiye'ye getireceği, "yeni bir sektör" olabilirdi.
Netice? "Kim 500 milyar ister?" diye sorduk; hepimiz "evet" dedik ama bunu hak etmek, kesinlikle "farklı ve değerli" yeni zenginlik alanlarını önceliklendirmekten geçiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN