ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

Şimdi sıra STK'larda

12 Dev Adam; Meclis Başkanı'nı ziyaret ediyor. Mehmet Ali Şahin; "bu başarı, Türkiye'de ailelerin çocuklarını basketbole sevk edecek, her mahallede potalar artacak" diyor. Doğrudur. Basketbol sporunda bir "kırılma" yaşanmıştır ve standartlar yükselmiştir.
Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland, referandum sonuçlarını, bir "kırılma" olarak değerlendiriyor; "bu, Türkiye'nin AB standartların yaklaştığını gösteren bir işaret" diyor.
Standart yükselmesine, TÜSİAD da vurgu yapıyor; "yeni, ileri demokrasilere örnek teşkil edebilecek yenilikçi bir toplum sözleşmesi niteliği taşımalıdır."
TOBB'un da tepkisi benzer; "Türkiye'nin daha demokratik ve özgürlükçü bir anayasaya ihtiyacı olduğuna dair inancımız teyit edilmiş ve güçlenmiştir."
Beklenti; "iyi ve yüksek standart" noktasında yoğunlaştığına göre; değişmesi gereken acaba yalnızca Anayasa mıdır?
Kamunun ve siyasetin hantallığına o kadar odaklandık ki, özel sektörün, akademik dünyanın, sivil toplum örgütlerinin değişim ihtiyacını ıskaladık.
Halk, referandum sonucuyla "değişim talebini" ortaya koymuş bulunuyor. Şimdi sıra STK'lara geldi diyemez miyiz?
Eğer STK'ları, "hükümet dışı organizasyonlar" olarak tanımlıyorsak, toplum adına hareket eden bu kurumlarımızın, "değişim taleplerini" artırmış olması gerekmez mi? Referanduma "bitaraf" kalıp, "evet"ten Borsa'da %20 kazanan şirketleriyle, "fazladan 1 istihdama yanaşmayıp" üretim rekorları kıran firmalarıyla, evrensel bilgiye katkı veremeyen fakat üstüne vazife olsun, olması her konuda ahkâm kesen akademik dünyasıyla STK'larımızın değişimi, daha ciddi ve samimi olarak gündemine alması şart.
Toplum, değişmeyeni tasfiye ediyor zira...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.