ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

Enflasyon fünyesi

Akaryakıt zammı; iki tarafı keskin "palyoş" kılıç gibi... Bir yönüyle vergi dairesi gibi çalışıp Hazine'ye gelir sağlarken, diğer yönüyle maliyetleri artırıp enflasyonu tetikleyen fünye oluyor.
Yılbaşından bu yana akaryakıt fiyatlarında %40'lık artış yaşadık...
Ulaştırmadan enerjiye dek yığınca alanda "girdi maliyetlerinde" fiyat baskısı daha ağır hissedilir oldu...
1 liralık benzinin 4 liraya çıktığı ortamda, "dünyanın en pahalı benzini" unvanı, birkaç açıdan ekonomiyi budayacak hale gelmiş durumda.
Birincisi; araç kullananların ödediği fahiş fiyattır. Dolaylı vergilerle bütçe açığını denkleştirelim derken vatandaşın bütçe açığı artmaktadır.
İkincisi; rafineri fiyatlarının tespitinde "bugünün verisinden" yola çıkmak yerine, "geleceği" kendilerince tahmin edip, spekülasyona açık alanlar doğmasıdır.
Üçüncüsü; bayilerin bu fırsatı "keyfi kâr" marjlarına dönüştürmeleridir.
Dördüncüsü; benzinin fiyat endekslerini tutuşturma becerisidir.
Hazine'nin, akademisyen Aykut ve Bengi Kibritçioğlu'na yaptırdığı araştırmada, benzinin "enflasyon fünyesi" becerisi, gayet net ortaya çıkıyor.
Ham Petrol ve Akaryakıt Ürün Fiyat Artışlarının Türkiye'de Enflasyonist Etkileri adlı araştırmanın özeti şu:
Yerli petrol ürünlerinde her %20'lik artış, enflasyon üzerinde 1'nci dönemde 0.68 puan, ikinci dönemde ise 0.97 puan etki yaratıyor.
Yılbaşından bu yana yapılan %40'lık zammın ilk yılda 1.4 puanlık enflasyon artışı söz konusu.
Suriye sınırında, üçte bir fiyatına depo doldurmak için biriken otolarımızı görünce, acaba vergi toplama derdine düşerken "bir şeyleri yanlış mı yapıyoruz?" sorusu daha da belirginlik kazanıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.