ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

Güney Kapısı

Türkiye üç tarafı denizler ve dört tarafı sorunlarla çevrili, kritik bir coğrafyanın sahibi... Bu, bir yandan fırsatların kavşağını adresler iken, diğer yanda tehditlerin göbeğini de tanımlıyor.
Komşularla sıfır sorun siyaseti, aktif dış politika, vizesiz bölge ve diğerleri... Arap Baharı'na dek, ticaret fırsatı ağırlıklı bu pozisyon şimdi, Suriye yüzünden tehditleri artan bir yapı sunuyor bizlere...
Bu durum, sıkıntılıdır ve Türkiye'nin dış dünya ile mal-hizmet akışkanlığında, bariz bir tıkanıklığı anlatıyor. Görünen, Suriye sorunu çözülene dek, bin kilometreye yakın güney kapımız, "ticaret molası" verecek.
Burada dikkatimi çeken şudur ki; Suriye'nin şu andaki durumunu analiz ederken bizim iş dünyası, özellikle ihracatçılarımız, "kısa vadeli" düşünme eğiliminde... Benzer kısa vadeli bakışı, Arap Baharı başlamadan önce, Hatay'da günde ortalama 90 bin Suriyeli'nin günlük alışveriş için geldiği zaman dilimindeki tutumlarda görmüştüm. O dönemde hiçbir stratejik yaklaşımda bulunmadan, günün getirdikleri üzerinden plansız yatırımlara giren işadamları, Suriye sıkıntısı baş gösterince, bıçak gibi kesilen ticaret sebebiyle duvara toslamıştı.
Nasıl ki işlerin tıkırında gittiği dönemdeki sınır ticareti patlaması "geçici" olduysa, bugün Suriye sorunu yüzünden duran ticaretin de mevcut tıkanıklığı, geçici bir durum olacak. Ancak sınırın iki tarafındaki akıllı işadamları, daha uzun işbirliği vaat eden hesap yapıyor. Ticaretin de ötesine taşıp, ortak yatırımları planlıyor. Kısacası iş dünyamız "iptal" tuşuna değil, "mola" tuşuna basıyor olmalı. Suriye sorununun bitimine hazır olmayanların sorunu, o zaman başlayacaktır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN