ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

Zamanlayamama

Temel kural basittir, fırsatlar ancak gelirken ve önü kesilerek yakalanır, ardından koşularak değil... Bu da fırsat "yeter şart" olsa da "gerek şartın" ancak zamanlama tutturulduğunda sağlandığını gösterir.
Geçen haftalarda yazdık durduk; sandığı ekonomi üzerinden etkilemek için kriz tellallığı yapan kesimin gayretinden söz etmiş ve ekonomiye dair karamsar hava oluşturma operasyonlarını anlatmıştım. Öyle ki bu kesimin aktörleri, "acaba martta mı olur yoksa nisanı bulur mu?" tarzı sorular soracak kadar cüretkâr kesilmişlerdi.
Ancak Türkiye'nin almadığı 2 bilete büyük ikramiye çıkınca bunların sesi soluğu kesiliverdi fakat gayretlerini bu defa "fırsatı heba etme" üzerine odakladılar. İki biletten birincisi petroldü ve varili 110 dolardan 40'lara doğru inerken cari açık üzerinden senaryo geliştirmenin inandırıcılığı kalmadı.
İkinci bilet, Avrupa Merkez Bankası'nın 1.1 trilyon euroluk genişleme kararına dairdi. İhracattan sermaye hareketlerine dek Türkiye'ye yarayacak bu kararın ardından Merkez Bankası üzerinden yeni bir strateji geliştirildiğine tanık olduk.
Eğer bir şekilde Merkez'in kafası karıştırılıp, faizi indirme yönünde Başçı'nın inadını sürdürmesi sağlanabilirse, petrolden gelen avantaja müdahale edilmese dahi hiç değilse Türkiye'yi büyütecek yatırımlara Avrupa'dan fon akışının önü kesilebilirdi.
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın geçen hafta 50 baz puanlık indirimle yetinmesi kararı ardında başka merkezler aramamıza yol açan, şüpheciliğimizden ziyade bu kadar tesadüfün üst üste gelemeyeceği gerçeğidir.
Bir haftada ne değişti de Başçı ölçülü(!) indirimden vazgeçip daha fazla artışı "taahhüt" etti? Kesin şimdi bu sözü ile kriz kovalayan çevrelerin "bağımsızlığını kaybetti" eleştirilerine muhatap olacak. Oysa biz burada petrol ve euro fırsatlarını ıskalamamak için Hükümet ile uyumdan ve zamanlamayı ıskalamayıp geç kalmamaktan söz ediyoruz ısrarla...

BİZE ULAŞIN