ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

Türk dizilerinde kamu diplomasisi

Ülkemiz, kaliteli yapımlarıyla dizi ekonomisi üzerinden sektör doğurabilir. Aynı zamanda platolarıyla bölge için cazibe merkezi oluşturur, 50'den fazla ülkeye milyar $'a koşan ihracat geliri kazandırabilir.
Misal "Dizi atv'de izlenir" sloganıyla rekortmenliği elinden bırakmayan yapımlar, Hindistan'dan Meksika'ya, Güney Amerika'dan Afrika'ya dek çok geniş coğrafyada kültür sinyorajı üretebilir.
Fakat Türk dizilerinin, bunun ötesinde işlevi de var. Kamu diplomasisi sürecinde son derece hayati rol oynayan dizilerimiz, kültürel etki alanı oluşturuyor.
Başta turizm olmak üzere Türk yaşam tarzı üzerinden oluşturulan sempati, ihracatçımızdan girişimcimize dek ekonomiye önemli katkı sağlıyor. Henüz nesnel verilerimiz yok fakat genel kanaat, dizi ekonomisi sayesinde cari açığı kapama yolunda avantaj sağladığımızdır.
Dizilerin yayımlandığı ülkelerden Türkiye'ye turist sayısındaki artış, çekimlerin yapıldığı mekânlarda evlenmek için gelenler, dizi senyorajına işaret sayılabilir. Misal geçen yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile çıkılan Hindistan gezisinde, bu ülkede 150 milyonun Türk dizileri izlediğini, 24 farklı Hint kanalında dizilerimizin sürekli ilk 10'a girdiğini öğrenmiştim.
George Ritzer "toplumların mcdonaltlaştırılması" kitabında, Amerikan dizileri ile bütün dünya mutfağının değiştiğini anlatır. Hollywood bütün dünyaya sadece film ve dizi izletmemiş, mesela fastfood kavramıyla yerel kültürleri de dönüştürmüştü.
Türk dizileri de benzer etkiyi, seyredildikleri ülkelerde oluşturuyor. "Türkiye, ülke dışındaki insanlar için de fırsatlar sunar" algısı güçleniyor.
Dizilerimizi yapımcı, yayımcı ve oyuncularıyla, cari açık savaşçısı diye nitelendiriyorum ve atv'yi, dizileri üzerinden gelen kamu diplomasisi faydası için tebrik ediyorum.
BİZE ULAŞIN