ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

Yerli yazılımla küresel başarı

Bize küresel düşünen yöresel davranan ve töresel yaşayan yazılımlar gerek... Küresel düşüncesiyle rekabet avantajı sağlayacak, yöresel davranarak iş, ilişki, iletişim ve bilgi süreçlerimizi yönetecek, töresel yaşayarak çalıştığı kurumun iş kültürünü yansıtacak yazılım.
Yazılımda töresel yaşamak ne demek? Şu demek... Başka kültürlerin iş yapma şekline göre tasarlanmış paket yazılımları alıp kendi ülkenizde, sektörünüzde ve sizin kurumunuzda uygularken, sizin rutinlerinizde olmayan araçlara para öder, o pakette olmayan kendi kurum rutinlerinizi de eksik bırakırsınız.
Kaldı ki kendi ülkenin yerli ve milli yazılımıyla yola çıktığında, gelişen ihtiyaçlarına, senin dilinden ve iş kültüründen gelen yazılımcılarla çözüm üretir, kullandığın yerli yazılım firmasıyla birlikte büyürsün. Tersi olursa? Olacağı şu: Elin marka yazılımını besler, ürettiğin bilgileri o markanın ülkesine aktarır, muhtemel dijital ambargoların kurbanı olursun.
Dijital ambargo mu? Misal iş yazılımlarının tekeli haline getirdiğimiz SAP, bir Alman şirketidir ama Amerikan güdümüyle şu uyarı e-postasını iletmiştir %90'ında kurulu bulunduğu orta ve büyük boy Türk şirketlerine: "İran'la iş yaparsan, SAP kullanamazsın." Bunun anlamı, her şeyini yönettirdiğin yazılımın huyuna suyuna gitmek zorunda olduğundur.
Aynı uyarıyı, Microsoft'un işletim sistemini ve ofisini, iş yazılımını kullananlara yaptığını biliyoruz. Misal siz THY'siniz ve SAP kullanıyorsunuz. Yarın Trump'un kafası esip, "İran'a uçan havayollarını SAP sisteminden at" derse, ne yapacağız.
Ya da ülkemizin parlak markalarından Şişe Cam'a, İran'a ihracat yapma derse? THY'mizi Lufthansalaştırırsa? Ya da bugün İran yarın başka ülkeleri de listeye katarsa?
Eğer sen kendi yazılımcını kapıdan kovar, marka fetişizmi için elin yazılımıyla gerdeğe girersen, SAP elinde kalır, zora girersin. Eğer sen yerli marka çıksın diye kurduğun Turqualty'de dahi yerli yazılımı kapı dışarı edip yabancıya SAPlanıp kalırsan, değişen koşulların risklerini üstleniverirsin.
Geçen hafta KOBİ editörüm Metin Can ile yerli iş yazılım devi LOGO'nun Gebze'deki tesislerindeydik. Tesis diyorum zira Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Tekbulut, yerli yazılımı endüstrileştirmekle kalmamış, Hindistan'dan Romanya'ya ihraç ettiğimiz çok değerli ürün haline getirmiş.
Tekbulut "Almanlar yazılımda markaya değil, işlevselliğe bakıyor ve bu ülkenin KOBİ'leri için geliştirdiğimiz ürünlerimizi kapışıyor" derken, bizlerin yazılım seçimindeki marka düşkünlüğüne vurgu yapıyor: "Oysa yerli yazılımcı hem yöreyi hem küreyi kucaklayacak beceride..." Tezim şudur: Şirketlerimiz, küresel çözümlerinde dahi yerli yazılım kullanarak hem kendi yazılım markalarımızı geliştirecek hem de büyük veri savaşları dünyasında işletmesinin sırları kendi kurumunda, ülkesinde kalacaktır.
Yabancı SAPlantısındaki insanlarımıza duyurulur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN