TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
MELİHA OKUR

AB kelebekleri işbaşında!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yarın Brüksel'e uçuyor. Görünen köy kılavuz istemiyor. Uzun süredir buzdolabına giren Türkiye-AB ilişkisi yeniden ısıtılıyor. Küresel kriz yüzünden nefesi kesilen ve 2009'un "Kaybedenler liginde" oturan AB ülkeleri, alınan önlemlerle enflasyon korkusunu atlatmaya çalışıyor. Zaten AB'de krizin ilk etkisi sol görüşlü milletvekillerinin çoğunlukta olduğu Avrupa Parlamentosu seçimlerine yansıdı. Aşırı sağcılar ipleri eline aldı. Bu tablo konjonktürel olarak AB'nin genişleme projesinin rafa kalktığını gösteriyor. Almanya ve Fransa bildiği yolda ilerliyor. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, "İmtiyazlı ortaklık" diye diretirken, Almanya Başbakanı Merkel, Eylül'de yapılacak seçim telaşına düştü.
Türkiye, Eylül'de açıklanacak "AB İlerleme Raporu"nu bekliyor.
Kolay mı? Bugüne kadar doğru dürüst "müzakere başlığı" açılmadı. Belki ay sonunda "vergi başlığı" açılabilir. Ama yılsonuna kadar "Kıbrıs" sorununun çözülmesi gerekiyor. Çünkü 8 müzakere başlığı sırf Kıbrıs sorunu yüzünden açılmadı. 5 başlık ise Fransa'nın muhalefetine takıldı.
Ay sonunda dönem başkanlığını İsveç'e bırakmaya hazırlanan Çek Cumhuriyeti ne yapsın? Türkiye'yi iteledi, ama olmadı.

****
Özde AB karşıtı, sözde AB'ci olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Türk-İş, el ele verip hükümet nezdinde çok güçlü lobi yapınca, 19 numaralı "Sendikalar Yasası ve Lokavt Kanunu" tasarısı Meclis Genel Kurulu'na bile gelemedi... Türkiye'de TOBB, TÜSİAD, MÜSİAD fark etmiyor, sermaye, işveren ve işçi sendikaları AB konusunda hiç samimi değil; çıkarlarına göre pozisyon alıyorlar!
Bir de AB'nin "medya kelebekleri" var. Onlar, AB muhaliflerinden bile tehlikeli. Kelebekler, siyasetçiyi kafalayıp, AB avantası alabilmenin peşine düşmüş. Yılmıyorlar... O yüzden diyoruz ki, AB süreci, "medya kelebekleri" ne bırakılamayacak kadar ciddi bir iş! Çünkü, AB yolunda yapılması gereken işler var. AB Genel Sekreterliği yasası bunlardan biri. AB Genel Sekreterliği, bir avuç insanla ve doğru dürüst bütçesi olmadan yıllardır bu yükü taşıyor. AB Genel Sekreterliği görevini yürüten Büyükelçi Oğuz Demiralp'in yerine de yeni bir genel sekreter atanacak.
Dananın kuyruğu galiba bu atamada kopacak. "AB'nin yolu Diyarbakır'dan geçer" diyen eski ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, zamanında öyle bir değişiklik yaptı ki; değiştirilmesi güç. Hükümet gerekirse Dışişleri yerine dışarıdan AB Genel Sekreterliği'ne atama yapabilir. Kulislerden yansıyanlara bakılırsa, daha şimdiden üç "medya kelebeği" kolları sıvamış. AB Genel Sekreterliği için lobi yapıyor, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'a yakın olabilmek için kırk takla atıyor!
Salı akşamı AK Parti Beşiktaş İlçe Başkanlığı'nın verdiği yemekte Bağış'ı dinledim. Anladım ki, AB süreci bürokrasi ve devlet geleneğiyle yoluna devam etmek zorunda!
O yüzden medya kelebeklerine dikkat!!!
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN