MELİHA OKUR

Enerjide 'Gül Modeli'

Küresel kriz şirketleri teğet geçemedi!.. Fortune dergisinin Türkiye'nin en büyük şirketlerini belirlediği, "Türkiye 500" çalışması gösteriyor ki, şirketlerin net kârı bir önceki yıla göre yüzde 35.5 düşmüş. Şirketler, paraya, kâr ve satışa hasret kalmış! Krizle birlikte Türkiye'de ve dünyada sektörler bazında büyük değişim yaşanıyor, sektörler yeniden yapılanıyor.
Bu değişimde karşımıza iki önemli eksen çıkıyor. İlki, Enerji. İkincisi, Telekom, medya ve teknoloji.
Bu durum 'Fortune 500'de Türkiye'nin en büyük 10 şirketine de yansımış. Türkiye'nin en büyük 10 şirketinden 6'sı enerji şirketi! Açıkçası bu tablo Türkiye'nin enerji kapanına sıkıştığının da bir göstergesi. Türkiye, enerjide dört kritik noktada yüzmeye çalışıyor.
Tüketici: Tüketimi ekonomik ve sosyal düzey belirliyor.
Aracı: Türkiye doğalgazda AB'ye aracılık yapmaya çalışıyor.
Ortak: Temel dış politika metinlerinde enerjide ABD ile ortağız. Doğalgazla elektrik üretiminde ABD'li şirketler Türkiye'de pazar lideri.
Rakip: En büyük rakibimiz ana tedarikçi olan Rusya.
Gelin görün ki, bu rekabet Rusya'yı rahatsız ediyor. Rusya, hiçbir koşulda AB pazarını Türkiye ile paylaşmak istemiyor. Aynı zamanda petrol ve doğalgaz arz eden bir ülke olarak Türkiye'yi "Kuzey-Güney" hattında, yani Körfez birleşmesinde engel görüyor.
***

Enerji kapanına giren bir ülke olarak bu durum dış politikamızı da kilitliyor. Ne strateji oluşturabiliyoruz, ne de politika belirleyebiliyoruz. Yetmiyor, kamu hizmet fiyatlamasında da kilitleniyoruz. Dolayısıyla ekonomide ve enerji arzında güvenlik istiyoruz. Fiziken enerjiyi temin etmek zorundayız. Enerjide genel fiyatlar düzeyini yukarı itmemek için "tavan ve taban" fiyat diye tutturup, narh koyuyoruz. Diyeceksiniz ki; "Narh ne demek?"
Çok basit, karaborsa demek. Uygulamanın yolunu açan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na bu noktada biraz sitem edelim. Çünkü narh sistemi Türkiye'ye yakışmıyor. Enerjide dengeli, sabırlı ve iktidarlarla değişmeyen bir politika izlemek zorundayız!
Hatırlatalım.
Enerji, Milli Güvenlik Kurulu'nda en çok konuşulan 10 konudan biri. Bugünkü kritik MGK'da elbette bu konu konuşulmayacak ama uzun süredir asker, "Enerjiyi bağımsızlaştırın. Günlük politika izlemekten vazgeçin" diye bastırıyor. İlginçtir. Bu noktada Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile asker hemfikir. O yüzden ben de enerjide "Gül Modeli" üzerinde duruyorum.
Anladığım kadarıyla Cumhurbaşkanı Gül, Fransa'nın efsane Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle'un yolundan gidiyor. De Gaulle, 1962'de nükleer enerjiye el atarak Fransa'yı enerjide bağımsızlaştıran ve farklılaştıran politikayı oluşturmuştu. Cezayir'e bağımsızlık bu dönemde verilmişti. Elbette dönemin ve ülkelerin şartları çok farklı ama Gül'ün enerji politikasına ve de Kürt açılımına bu açıdan dikkat etmek gerekiyor. Bizden söylemesi...
BİZE ULAŞIN