MELİHA OKUR

‘Gönül Köprüsü’

Hafta başı Başbakanlık binasını Turkcell'in "celocanları" sarınca Başbakan Erdoğan bile şaşırdı! Başbakan, celocanlar ile sohbete biraz espri katmak istemiş olacak ki, bize göre, "celocanların efendisi" sayılan Turkcell'in CEO'su Süreyya Ciliv'e, "Süreyya Bey, siz hâlâ CEO musunuz? Görevinizde bir değişiklik yok mu?" diye soruvermiş.
Hoş, Turkcell'de CEO'luktan daha üst bir görev yok ki!
Ciliv'in üç patronu; Rus Alfa, Finlandiya-İsveç ortaklı Telia-Sonera ve Türkiyeli Çukurova Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Karamehmet'in koltuğuna oturacak hali yok ya!..
Turkcell'in CEO'su Süreyya Ciliv ne yapsın? Ciliv ve celocanlar, önemli bir sosyal sorumluluk projesi olan, "Gönül Köprüsü" nedeniyle Başbakanlık'taydı. Türkiye'nin dört bir yanından gelen 10 bin çocuktan bir bölümü, geçen yıldan bu yana, kendileri için uygulanan ve bir değişim programı olan "Gönül Köprüsü"ne en üst düzeyde katılıma tanıklık ettiler. Laf aramızda, Erdoğan'ın yandan hemşehrisi Ciliv, benim esastan hemşehrim, Zonguldaklı. Bizim yörede ekmek, kömür ve çeliğin gücüyle kazanılır. Erkekler yerin altında kömür ararken, yeryüzündeki işler kadınlar ve çocuklara kalır.
Kömür işçisinin yaşamı çok değerlidir. Yörenin erkekleri acıyı, sevinci birlikte yaşar, ağladığını gizlemez. Sanırım doğrudan hemşehrim Ciliv'in hem "Kardelen" hem de "Gönül Köprüsü" projesi törenlerinde gözlerinin dolu dolu olması bu yüzden...

***

Gönül Köprüsü projesi 47 ili kapsıyor. Geçen yıl 100 bin çocuk değişim programından yararlandı. Bu yıl da 10 bin çocuk programdan yararlanacak.
Dün Antalya'daydık.
Urfa merkez ve köylerinden gelen 123 çocuk ve 9 öğretmenle birlikte Antalya Müzesi'ni, hayvanat bahçesini gezdik. Çocuklar 5 gün boyunca Antalya'nın keyfini yaşamaya gelmişlerdi. Yol yorgunluğu umurlarında değildi. Hayatlarında ilk kez gördükleri ve en büyük özlemleri olan denizle bir an önce kucaklaşmak istiyorlardı. Hayallerinden daha güzel bir Antalya'yla karşılaşmışlardı.
Milli Eğitim Müdürü Osman Nuri Gülay, "Başka şirketlerden de yurtdışı değişim programı bekliyoruz" dedi.
Antalya, bu yıl 423 öğrenciyi ağırlıyor.
Kimi şapkasını takmış, kimi çocuk yaşında türbanını bağlamış. Hepsi okumak, öğretmen, doktor olmak isterken, sadece biri "Girişimci olacağım" diyor. Önlerinde iyi bir iş rol modeli yok ama Urfalı çocuklara Türkiye bile dar geliyor. İmam hatipli Müslüm, "Çok iyi ilahi okurum" dediğinde arkadaşları, tempo tutup, "Hadi şarkı söyle" diyor.
Müslüm hazır, olduğu yerde Acem Kızı'nı okuyor, meğer Kurtlar Vadisi'ni izliyormuş. İlle de "Çağdaş imam olacağım" diyor.
"Gönül Köprüsü" bir adım.
Küresel bir Türk şirketinin yerel açılımı!..
İlk ve orta öğretimde okuyan 16 milyon çocuğumuza daha iyi bir gelecek sunmak için hazırlanıyor. Hedef, kendine güvenen, hayal kurabilen, dünyayı daha iyi anlayabilen insanlar yetiştirmek!..
Bu yoksul ülkenin çocukları iyi bir geleceği çoktan hak ediyor. Adam gibi adam olmanın yolu da böyle programlardan geçiyor...

BİZE ULAŞIN