MELİHA OKUR

Aman darbe yemeyelim!

Sade vatandaş Meliha olarak "Nükleer Santral" yolculuğunu savunmam mümkün mü? İşim gereği, Türkiye'nin olmayan enerji politikasını izliyorum. Rusya Başbakanı Vladimir Putin'in Ankara ziyaretine odaklandım. Büyük olasılıkla Rusya'nın tek başına girdiği ve bir yıldır sonuçlanmasını beklediği nükleer santral ihalesi imzalanacak.
Türkiye, nükleere 55 yıl önce baş koydu. 40 yıldır santral kurmayı tartıştı. İşi bir türlü noktalayamadı. Sonunda, geçen ağustosta düğmeye bastı. Sorunlu şartnameye, yapılan onca itiraza rağmen yola devam etti. Gelin görün ki, küresel kriz başlayınca Türkiye'nin hayalini kurduğu 20 milyar dolarlık finansman paketleri uçup gitti. İşe kötü başladık.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, tek teklifin geleceğini bile bile işi inada bindirdi. "İlla olacak" dedi. İhaleyi iptal etmek yerine işi sürüncemede bıraktı. Ruslara, "Evet" ya da "Hayır" diyemedik. İster istemez Ruslarla politik bir baskının altına girdik.

***

Enerji analistlerine göre, nükleer santral işi "yapım modeli" ve "teknoloji yarışından" başka bir şey değil! Santral yaplırken model ve teknoloji seçmek önemli. Model tercihi bir devlet politikası. Yatırım ciddi bir finansman gerektirdiği için iş buna göre şekilleniyor.
İddia o ki, Türkiye bu durumu kavrayamadı. Nükleer santral ihalesinde doğru tercih kullanamadı Batı teknolojisini reddetti. Dolayısıyla başlamadan işi kaybetti!..
Nükleer santralların kurulmasına ilişkin kabul edilen kanun sıradan bir ihale kanunu değil ki? İsminin açıklanmasını istemeyen bir bürokrat, "Yanlış yol haritası yüzünden orta sınıf bir teknolojiye mahkûm edildik" diyor.
Türkiye'nin ilk nükleer santralı 14 milyar dolara mal olacak. 2017'de devreye girecek.
Kulislerden yansıyanlara bakılırsa, ABD, Türkiye'yi yakından izlemeye almış, Türkiye'nin üzerinde büyük baskı var. NATO üyesi Türkiye, başka bir işbirliğine doğru gidiyor! Anlaşılan, "Barışcıl Nükleer İşbirliği" anlaşması tıpkı Rusya'nın İran ile yaptığı anlaşma gibi karşımıza dikilecek.

***

Bütün olumsuzluklara rağmen, bu anlaşmaya, "Evet" demek için teklifin 10 centi geçmemesi gerekiyor. Ayrıca imzalanacak Hükümetlerarası Anlaşma'nın içinde örtülü olarak işin Ruslar'a verildiği deklare edilecek. Bu anlaşmayla birlikte Samsun-Ceyhan'a Rus petrolü akıtılacak.
Peki, karşılığında ne alacağız?
Putin ısrarla Türkiye'ye niye gelmek istedi?
Yanıt çok kısa. İşin içinde Mavi Akım 2 var. Rusya, 12 milyar metreküplük yeni gaz alımı için "alım taahhütü" istiyor. Bu anlaşmayla Mavi Akım 2' yi finanse edecek.
Tamam da, bu durumda "Nabucco" diye ortaya çıkan ve gaz oyununu öğrenmeye çalışan Türkiye ne yapacak? Kimse alınmasın, Türkiye oynadığı gaz oyununda büyük darbe yiyecek!.. Açık söylüyorum. Türkiye'ye "enerjide siyasi ve bürokratik" oyuncu şart. Aman darbe yemeyelim!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN