MELİHA OKUR

Demokratik işsizlik açılımı!

İşsizlik deyince iki önemli veriye odaklanıyorum. Biri, tarım dışı istihdam. Diğeri de çalışanların oranı. Tarım istihdamına bakmıyorum. Çünkü tarımda çalışan kesimin istihdama katkısı yok.
Mayıs'ta tarım dışı istihdam bir önceki aya göre 300 bin kişi arttı. İşsizlik oranı yüzde 18.2'den yüzde 17'ye geriledi. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM), istihtamdaki artışın nedenini büyük ölçüde mevsimselliğe bağlıyor.
Diyor ki; "Mevsimsellikten arındırılmış verilere Mayıs ayında tarım dışı istihdam edilen kişi sayısı nisan ayına göre 15 bin 600 kişi geriledi. Tarım dışı işsizlik oranı yüzde 18.4'ten yüzde 18.6'ya çıktı."
***

Tarım dışı istihdam geçen yıl yüzde 11.5'tu. Bu yıl yüzde 17'ye çıktı. Tarım dışı istihdamda geçen yıla göre büyük bir sıçrama var.
Özellikle Nisan'da sanayi dip yapmış, çalışan sayısı 3 milyon 814 bine inmişti. Mayıs'ta çalışan sayısı 3 milyon 829 bine çıktı ve 15 bin kişi yeniden işe döndü.
Açıkçası, Mayıs'ta imalat sanayii dipten dönüş sinyali verdi.
Tarım dışı istihdama bakarken imalat sanayi, inşaat ve hizmetler sektörünü bir bütün olarak değerlendiriyoruz.
İmalat sanayiinde mevsimsellik etkisi çok sınırlıdır. İmalat sanayii bize iş daralması sürüyor mu, yeni iş alanları açılıyor mu? Bunu gösterir.
TÜİK verilerine göre tarım dışı işsiz sayımız 3.6 milyona dayandı. İmalat sanayiinde çalışan sayısı 466 bin kişi azaldı.
Hizmetler sektöründe geçen yıla göre istihdamda 69 bin iş yaratıldı.
İnşaat sektöründe ise 59 bin iş azalması oldu. Dolayısıyla imalat sanayiindeki iyimser hava biraz borsadaki yalancı bahara benziyor. İşgücü piyasasında hâlâ işler iyi değil. Rehavete kapılmayalım.
***

Mevcut işler daralıyor. Yeni iş alanları açamıyoruz. Gençler dalga dalga işgücü piyasasına geliyor. Mayıs'ta 792 bin genç işgücü piyasasına girmiş. İşsizlik, "saatli bomba" gibi! Kabul edelim, 2009 kendimizi mutlu hissedeceğimiz bir yıl değil! Küçülüyoruz.
Görünen o ki, 2010'da küçülmeye devam edeceğiz. Türkiye'nin iş ve aş yaratması için her yıl ortalama yüzde 7 büyümesi gerekiyor. Bu tablo gösteriyor ki, ümidi kırık işsizleri bir yana bırakırsak, istihdam piyasasına giren genç nüfus, işsizlik sorununun çözümünün kolay olmadığını gösteriyor.
Çünkü işgücü piyasalarında artan nüfus baskısı var.
Türkiye, işsizlik sorununu artık tek başına büyüme ile de çözemez!.. Kesinlikle Türkiye'ye "Demokratik Kürt Açılımı" gibi "Demokratik İşsizlik Açılımı" gerek!
Acil olarak aktif istihdam tedbirleri devreye sokulurken, sosyal programlar uygulanmalı!
İşgücü piyasalarında hepimizi zor bir tablo bizi bekliyor.
BİZE ULAŞIN