MELİHA OKUR

TOBB'dan Kürt değil süt açılımı

Az gittik, uz gittik! Nihayet biz de, "Ulusal Süt Konseyi"ne kavuştuk!.. Kolay mı? Türkiye'nin süt üreticisi, "Ulusal Süt Konseyi" yoluna tam 10 yıl önce baş koydu. İlk kez 1999'da düğmeye basıldı. Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkezi Birliği (TDSYMB) koştukça koştu, tabir yerindeyse coştu!..
Bu coşkuya ilk destek sinyali Sütaş'ın patronu Muharrem Yılmaz'dan gelince, süt sanayicilerini bir çatı altında tutan SETBİR de kayıtsız şartsız bu koşuda yerini aldı.
Süt sanayicisi çok doğru yaptı.
Gelin görün ki, evdeki hesap çarşıya uymuyor!..
Nedense güce bayılan bazı yarı kamusal nitelikli yapılar, "Bu yapıda olmalıyız" diye bastırdı! Sonuçta geçen Haziran sonunda yarı kamusal nitelikli meslek örgütleriyle, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ipi göğüsledi.
Diyeceksiniz ki, TOBB'un bu yapıda ne işi var? Bilmem, yanıtı TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu vermeli! Çünkü Hisarcıklıoğlu, bir tarafta "Kürt açılımı", diğer tarafta "Süt açılımı!" diyor. Kafamız karışıyor.
***

Diyeceğimiz o ki, süt üreticisinin temsilcileri Ulusal Süt Konseyi yönetimine bile giremedi! Akademisyenleri anlıyorum ama kamu olanca ağırlığı ile bu merkeze yerleşti. Bu tabloya bakınca bize de, "Hayırlı olsun!" demek düşüyor.
İşe bakın ki, Ulusal Süt Konseyi her zaman üretici, tüketici ve sanayici için önemli!
Çünkü Türkiye'de yılda 12 milyon ton süt üretiliyor. Bu sütün sadece 5 milyon tonu kayıtlı. Geriye kalan 7 milyon ton süt ise kayıtdışı. Öyle ya, Türkiye, 7 milyon ton kayıtsız sütü ne yapacak?
İşte dün ilk kez İstanbul'da toplanan ve bugün bitecek olan Ulusal Süt Konseyi arama konferansında Başkanı Ethem Sancak galiba ilk sınavını bu konuda verecek. Sütte üretim ve tüketim envanteri yok. Eğer envanter çıkarsa süte hem kalite gelecek, hem de fiyat oynaklığı önlenebilecek. Böylece piyasa, " istikrar"ı öğrenecek!.. Üretici kaybetmeyecek.
Ulusal Süt Konseyi, üretici dostu olmayı öğrenecek!..
BİZE ULAŞIN