MELİHA OKUR

IMF'den teklif bekliyoruz...

Salı akşamı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın IMF ve Dünya Bankası toplantıları nedeniyle verdiği davetteydik. Her ne kadar konuk bile olsak Başbakan'ın korumalarının dirsek darbelerinden payımıza düşeni aldık. Başbakan ve eşi Emine Erdoğan davete Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve eşi Zeynep Babacan'la birlikte geldi. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve dün Libya'ya giden Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan da davetteydi.
Emine Hanım'a giydiği kıyafet çok yakışmış. Zeynep Babacan her zamanki gibi yine çok şıktı. Emine Hanım, "Alın verin, ekonomiye can verin!" kampanyasını sevmiş. Zeynep Hanım ile birlikte kampanyayı "beğendiklerini" söylediler. O kalabalık arasında Başbakan'a Reklamcılar Konseyi'nin kampanyasını hatırlattılar.
Ancak ben Başbakan'a kampanyayı değil, sokağı, küreselleşme karşıtlarının eylemlerini, Taksim'deki olayları sordum. "Benim sabah yaptığım konuşmayı dinlemediniz mi?" dedi. Başbakan salondan, "Protestolara anlayış" istemiş, ancak Taksim'de ortalık birbirine girmişti. Kendisine, polisin zam beklediğini hatırlattım. Başbakan, "Samimi olsunlar. Ben her şeyi en ince ayrıntısına kadar takip eden birisiyim. En düşük polis memuru 1950 lira alıyor. Hatta çevik kuvvet daha çok para alıyor, hatırlatırım" diye yanıt verdi.
Bu küresel zirveyi sonuçta "Türkiye-IMF" ilişkilerine odaklamıştık. Başbakan Erdoğan'a, "45 milyar dolar geliyor mu?" diyerek IMF yolculuğunu sorduk.
Kolay mı?
Piyasa coşmuş. İMKB 50 bine dayanmıştı. Başbakan, " Bana bu yönde bir teklif gelmedi. Teklif bekliyoruz. Bu toplantılar biter bitmez IMF ile görüşmeler başlayacak, En kısa sürede bu işi bitirmek istiyoruz" diyerek Ali Babacan'a döndü," Ali, sana teklif geldi mi?" diye sordu. Babacan, " IMF ile teknik düzeyde görüşmelere devam edeceğiz. Görüşmeler bitinceye kadar rakam ve açıklama olmayacak" diye çok net bir tavır koydu. Başbakan, "Böyle bir teklif gelebilirde... Gelmeyebilir de... Bunlar gelirken hangi gerekçelere bağlı. Hepsi önemli" dedi.
Ancak ben bir yıldır yılan hikâyesine dönen, "IMF geldi geliyor" tartışmalarından çok sıkılmış biri olarak, "Tayyip Bey bu yolculuktan çok sıkıldım, iş gerçekten bitti mi, kesin bir şey söylemeniz mümkün mü?" dedim. Başbakan Erdoğan, "İnşallah bu görüşmelerden sonra bu işi kapatırız. IMF de rahatlar, biz de rahatlarız" deyip son noktayı koydu.
IMF artık tek reçete yazmıyor! Dünyaya farklı bakıyor.Gelişmiş ülkelere, "Mali ve parasal genişlemeci" politika öneriyor. Misal verelim, Meksika'ya bile genişle diyor. Doğu Avrupa'ya "genişle" derken kesinlikle AB'nin desteğini arıyor.
Anlaşılan o ki, bir tek bize "Benim desteğim olsa bile daralın" diyor. Galiba temel sorun bu...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN