MELİHA OKUR MELİHA OKUR

'Nereye kadar?'

Altın füze gibi uçuyor. Dur durak nedir, bilmiyor! Cuma günü 1 ons (31.10 gram) altın 1.140 dolardı. Dün, altın güne 1.161 dolar ve 25 dolar primle başladı.
Oysa uluslararası piyasalarda brokerler tatildeydi.
Unutmayın!
Her çıkışın bir inişi var. Altın, 29 yıldan bu yana ikinci kez büyük ralli yapıyor.
İlk ralliyi, 1980'de İran-Irak savaşının yeni başladığı dönemde yapmıştı. Bu rallide 1 ons altın 850 doları görmüştü.
İhtilalle sarsılan, 70 cente muhtaç olan Türkiye ise acı IMF reçetesiyle yolculuğa çıkmış, karanlıklar içinde yolunu arıyordu. Kimsede para yoktu. Üstelik döviz ve altın piyasası "organize" değildi. Rahmetli Turgut Özal'ın "Kambiyo Reformu" Merkez Bankası'nı da harekete geçirdi. Düzenlenmiş piyasalarla Türkiye, 1985'in ortasında tanıştı. Organize olmayan o dönemde altın ve dövizin nabzı Kapalıçarşı'da atardı.
Türkiye, Merkez Bankası kanalıyla yılda 200 ton altın ithal ediyor. Bugün de öyle, ama o yıllarda yasal olmayan kanallardan piyasaya kilolarca altın girerdi. Mali polis Kapalıçarşı esnafını sürekli gözetim altında tutardı.

***

Döviz ve altın piyasasının ise 'Parlak' lakaplı bir kralı vardı. Yurtdışındaki borsalarda sandalye sahibiydi. İsviçre'deki özel locasıyla sükse yapardı. Merkez Bankası ve bankacılar ağzından tek kelime almak için uğraşırdı. Çünkü Türkiye'de tek başına altın fiyatını belirliyordu. Gözü Reuters ekranında, kulağı İsviçre'de telefonda iş yapardı. 1980'de altın ilk büyük ralliyi yaptığında Parlak, durumu izliyor, fiyatın inmesini bekliyordu. Altın fiyatları uçtukça uçtu.
Piyasada altın kural bellidir. "Kâr ve zarar kardeştir."
Parlak ne yapsın? Altın fiyatlarının düşeceğini bile bile yükseliş yönünde pozisyon aldı.
Trend değişikliği ise hiç beklemediği bir anda geldi. Bir anda milyon dolar uçtu.
Parlak, telefonlara sarıldı, bankaları aradı, ne gezer, açan yok ki! Açıkçası o gün, "Büyük çöküş" günüydü. Parlak yılmadı, dakikalar sonra bir bankanın telefonu açılınca karışısındakine sadece, "Nereye kadar?" diyebildi. Bankacı, "Korkmayın, paranız sıfırın altına inmez!" diye espri yaptı ama Parlak, olduğu yere yığılıp kaldı.
İnşallah kendisi bu yazıyı yazdığım için bana kızmaz!..
***

Şimdi ikinci ralli dönemi.
Yatırımcıların borsalara güveninin kaybolmasıyla 650 dolardan başlayan tırmanış sürüyor. Uzmanlar, yıl sonuna kadar onsun 1.200 doları görmesini bekliyor. Asya'da küçük küçük talep var. Asıl beklenti, "Önümüzdeki günlerde bazı merkez bankaları altın alacak" diye ortaya atılan görüş.
Dünya bunu izliyor.
Türkiye'ye gelince, durum biraz farklı. Fırsatçılar, yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle tıpkı hisse senedi piyasasında olduğu gibi yatırımcıya, "Gel gel" yapıyor. Vatandaş, "Yastık altındaki altınını bozsun" diye uğraşıyor. Oysa altında düğüm, dolar/ TL paritesine bağlı. Çoğu kişi altın piyasasında büyük hareket beklemiyor. "Dolar 1.55'i aşarsa bilin ki, altına satış gelir" diyor. Eğer yatırım aracı olarak altının geleceğini merak ediyorsanız, yarın Swiss Otel'de Active Academy tarafından düzenlenen bir toplantı var.
Bilginize...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları