MELİHA OKUR

Halk iktidarı mı? Millet egemenliği mi?

TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner diyor ki, "Biz çıkar grubu değiliz, baskı grubuyuz." Yeni başkanla birlikte, demek ki, TÜSİAD susmaktan vazgeçecek. Mücadele edecek. Bu duruş sayesinde TÜSİAD içinde, "döviz kuru" tartışması alevlenecek.
TÜSİAD üyeleri, ya sanayici olmaya karar verecek, "Kur artsın!" diyecek. Ya da "Ticarete devam" diyerek yabancıların mümessili olacak, bankacılığı sürdürecek. Çoğu kurucu patron rahat, banka sahibi. Bankası olmayan TÜSİAD üyeleri ise durumdan rahatsız. Üstelik TÜSİAD demokrasi yolculuğunda sabıkalı. 12 Eylül darbesine verdiği desteğin kamburunu bir türlü üzerinden atamıyor. Bu olumsuz yanını yıllardır AB açılımıyla dengelemeye çalışıyor.
O yüzden Boyner de, "AB" demeye devam edecek.

***

Gelin görün ki; Türkiye dış politikada eksen değiştiriyor. Hükümet, ekonomik milliyetçi olan TUSKON'un (Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu) ortaya koyduğu açılımı benimsemiş. Ortadoğu, Avrasya ve Afrika'yı adres gösteriyor. Oysa küreselleşmeci TÜSİAD'ın ekonomik milliyetçiliğe tahammülü yok.
Bu durumda TÜSİAD karar verecek. Ya daha popülist olacak, "Halk iktidarı" diyecek; hükümetle aynı çizgiye gelecek. Ya da, "Kurumlar arası siyaset zeminini buluşturacak, "Millet egemenliği" diyecek.
TÜSİAD'da yol belli olacak...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN