MELİHA OKUR

TÜSİAD niye demokrasi sevdalısı oldu?

Güçlü ekonomi, kaliteli demokrasi için seçim barajını indirmek yeter mi? Bizim arızalı demokrasi bu yolla güçlenebilir mi? Bu soruya "evet" demek isterdim ama çok zor. Çünkü Türkiye gibi bir ülkede sistemin oturması için en az üç seçim döneminin geçmesi şart. Durum böyle Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİ- AD), nedense farklı düşünüyor.
Altı yıl sonra yeniden yayımlamaya başladığı Görüş dergisinde ortaya konuyla ilgili net bir tavır koydu. Anayasa değişiklik paketiyle ilgili siyasette fırtınanın koptuğu bir dönemde, "Anayasa değişse bile siyaset değişmeyecek" diyerek parti liderlerinin tek adamlık tavrını eleştirdi. "Seçim sistemi değişmeli, seçim sisteminde yüzde 10 barajı inmeli, parti içi demokrasi yapılandırılmalı" dedi.

***
Tamam da, yıllar önce ortaya atılan, tartışılmasına rağmen bir arpa boyu yol alınamayan bu konuyu yeniden ısıtarak gündeme taşımanın esbabı mucibesi ne?
Servetlerini ihtilaller döneminde katlayan, geçmişte gazetelere verdiği ilanlarla hükümet deviren, bugünün küreselleşmecisi TÜSİAD demokrasi sevdalısı mı oldu? Gerçekten demokrasinin mi peşinde? Yoksa farklı endişeler mi taşıyor?

***
TÜSİAD oldum olası "Güçlü devlet, etkin idare" ister. Güçlü devlet, hukuk güvenliği demektir. Etkin idare bunun mekanizmasıdır. Refah, büyüme, gelir dağılımı, kısacası "ekonomi" bu yolla denge sağlar.
Esas budur.
TÜSİAD üyeleri yıllarca bu yaklaşımla yürüdü. Servetlerine servet kattılar. Geçmişte bayıldıkları, ama şimdi eleştirdikleri model sonuçta 700 milyar dolarlık bir milli gelir yarattı. Üstüne üstlük bu sistem TÜSİAD'ın karşısına "yeni zengin sınıfı" çıkardı.

***
Bana göre dananın kuyruğu burada kopuyor. Çünkü TÜSİAD'ın anayasal kurumsal mimari istekleriyle yeni zengin sınıfın anayasal kurumsal mimari istekleri bir türlü uyuşmuyor!..
TÜSİAD kararlı, yarattığı katma değeri yeni zenginlerle paylaşmaya niyetli değil. Kendi içinde kaygı yaşıyor.
Üç noktada sıkıntısı büyük:
Bürokratik kontrol bürokratik hâkimiyete dönüşürken askeri ve yargı bürokrasisine de yayılıyor.
Mülkiyetin güvencesini yargı sağlar. Dolayısıyla yargının iktidarı denetlemesi ve dengelemesi gerekiyor. Fakat yasama-yürütme ile yargı arasındaki kavga durumu değiştiriyor.
Bugüne kadar yüksek yargının verdiği kararlar TÜSİAD'ı hep rahatsız etti. Ancak bugün gelinen noktada yargıdaki geleceğe ilişkin belirsizlik TÜSİAD'ı ürkütüyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN