MELİHA OKUR MELİHA OKUR

Tepeden güven essin!

İstinye İstanbul'un tepesinde yer alır... Tepe yüksektir, haliyle rüzgârlıdır. İstinye'de faaliyet gösteren İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB), 25'inci kuruluş yılını kutluyor. 1987'den bu yana bizim borsaya oluk oluk sıcak para akıyor.
Kuşatma altındaki İstinye, küresel krizde bile sıcak paracıların gözdesi.
İki rüzgâr birleşince, fiyatlar uçtu gitti. Sıcak paracılar ne yapsın?
Türkiye ile diğer marketler arasındaki gösterge farklarını fırsata çevirmek isteyenler, bir yıllığına İMKB yolculuğuna çıkıyor.
Risk yok mu, elbette var.
Yabancı, risk alıp, hesap yaparken, bizim yerliler bir türlü İMKB ile barışmıyor. İstinye'de yerli yatırımcı yok. Geçmişte yaşanan hukuk hataları, zihinlerden silinmiyor. Siyasetçilere ve bürokratlara hâlâ çok kızgın ve kırgınlar. Bir kere kristal vazo çatladı, güven kaybı oldu.
Yeniden güven tesis etmek kolay mı?
Deveye hendek atlatmaktan çok daha zor!.. İMKB yönetimi ne yapsın?
Halka arz şölenleri düzenliyor.
Düzenleyici otorite Sermaye Piyasası Kurumu (SPK) ile zirveler yapıyor.
Yerli yatırımcıya mesaj veriyor, "Türkiye'ye ve şirketlerine inanın!" diyor.
Ancak yetmiyor!..

***
Kimse alınmasın!
Özellikle de İMKB yönetimi...
Yerli yatırımcıya "kümesteki kaz" gibi bakmamak lazım. Çinliler, "Kedinin rengiyle ilgilenmeyin, fare tutup tutmadığına bakın!" diyor. Bizim yerliler de, İMKB'nin 25 yılda fareyi yakalayıp yakalayamadığını algılamaya çalışıyor.
İMKB, henüz fareyi yakalayamadı!
Eğer fareyi yakalamış olsaydı ne olurdu?
Milli gelirimiz içinde faizin payı yüzde 10'un altına iner, yatırımların üçte biri İMKB'nin yarattığı kaynakla finanse edilir ve tasarruflar sermaye piyasasına akardı.

***
Borsa kapitalizmin kalesi!..
İMKB'yi anlamak için şu iki noktayı gözden kaçırmayalım.
İlki teknik altyapı. İMKB, teknik olarak şeffaf ve iyi işleyen bir sisteme sahip. İşlem gören şirketleri, raporlama teknikleri, arızasız çalışan birincil ve ikincil piyasası ile güzel sınav veriyor. Sermaye piyasası, teknik açıdan dünyanın pek çok ülkesinin önünde.
İkincisi makro politikalar. İMKB, uygulanan para politikaları ve kamu maliyesinden bağımsız bir sistemin dışında değil. Makro politikalarla yönünü çiziyor.
İşte, İMKB açısından burada ciddi soru işaretleri var!..
Örnek verelim.
25 yıldır özelleştirme yapıyoruz. Siyasetçilerimiz, "özelleştirme-İMKB" arasında köprü kuramadı. Köprü kurulsaydı, sermaye piyasalarının boyutu değişecekti. Özelleştirilen şirketlerin çalışanlarına verilecek küçük hisselerle piyasa derinleşecek ve Türkiye'nin büyük şirketleri borsaya yönelecekti.
Olmadı işte...
Artık siyasetçi borsayı büyük bir resim olarak görmeli ve politik kararlılığı göstermeli...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.