İBRAHİM ALTAY İBRAHİM ALTAY

Biz de seni gözlerinden öperiz

Ölüm Allah'ın emri... Ayrılık olmasaydı...
Gazetenin Aydın abisi (Şentürk) ayaksız bir ata binip son kez geldi yıllarca çalıştığı yere. Binanın önünde yapılan törenle; dualarla ve gözyaşlarıyla uğurlandı ebediyete.
İmamın 'Nasıl bilirdiniz' sorusunu herkes, hep bir ağızdan, adeta kalplerin derinliklerinden gelen bir çığlıkla yanıtladı: 'İyi bilirdik.'
Merhumla 20 yıldan fazla süre birlikte çalışan ve bir dostun ardından yapılabilecek en güzel konuşmalardan birini yapan Erdal Şafak şöyle başladı sözlerine: "Şu tabutun içinde dünyada tanıyabileceğiniz en iyi insanlardan biri yatıyor."
Buna itiraz edecek tek bir kişi bile bulmak zor. Aydın Şentürk iyi bir insandı. Gönül incitmez, kalp kırmazdı. Sever ve sayar, sevilir ve sayılırdı.
Aydın Şentürk iyi bir gazeteciydi. Türk matbuatının en kıdemli haber müdürlerinden biriydi. Yurt Haberleri deyince akla o geliyordu. Memleketi avucunun içi gibi biliyordu.
Sabah gazetesinin gizli kahramanlarındandı. Sayfalarda fotoğrafına rastlamıyordunuz belki ama yurdun dört bir yanından gelen haberlerin hepsi ondan geçiyordu.
Birlikte çalıştığı muhabirlerle ve haberleriyle tek tek ilgileniyordu. Onları yönlendiriyordu, eğitiyordu, çekip çeviriyordu. Ayrım yapmaksızın hepsiyle alakadar oluyordu. Çalışma arkadaşlarına sahip çıkıyordu.
Bu yüzden istedim ki bu hafta Okur Temsilcisi köşesini onun en yakın mesai arkadaşlarına tahsis edeyim. Duygu ve düşüncelerini ifade etsinler.
İstedim ki Aydın abilerine bir kez daha şahitlik etsinler. Yunus'un 'Ölen hayvan (beden) imiş, âşıklar ölmez' mısrası bir kez daha yerini bulsun.
Başlığı da onlar kararlaştırdılar.
Bir kez daha Allah rahmet eylesin. Başımız sağ olsun.

Nejdet ÇOKAN (Yurt Haberler editörü):
Sabah rüyamda, oğlumu pencereden düşerken gördüm. Akşam "30 Yıllık Dostluk Defteri"nin kapanış haberi geldi. Çok şey paylaştık ama daha paylaşacak daha çok şey vardı. Bir yıldır, sabahları 'O haberi hemen toplasın', akşamları da 'Hadi Neco' diyemiyordun. Artık hiç demeyeceksin. Seni uğurlamaya gelenleri yukarıdan izlerken, kazandığın gönüllerin de ne kadar çok olduğunu gördün. Huzur içinde uyu...

Neslihan CAN (Yurt Haberler editörü):
Abim, babam, 17 yıllık mesai arkadaşımdı. Birçoğumuza gazeteciliği o öğretti. Benim ve birçok gazetecinin mesleğe başlamasına vesile oldu. Melek gibi bir kalbi vardı. Nurlar içinde uyu güzel kalpli, güzel insan...

Ali ALTUNDAŞ (Kayseri muhabiri):
Bernard Shaw der ki: 'Centilmen olarak doğmak bir tesadüftür; fakat centilmen olarak ölmek büyük bir başarıdır.' İşte Aydın abi bunu başaranlardandı. Tam bir beyefendiydi. Yufka yürekli ve centilmendi. Taşraya çok hâkimdi ve yurt muhabirlerini severdi. Yurt muhabirleri de onu severdi. Keşke daha uzun yıllar müdürümüz olsaydın Aydın abi. Ne mutlu sana yüzlerce kalpte bıraktığın sevgi için. Ne mutlu sana kalplerde yaşayacağın için.

Sırrıberk ARSLAN (Kahramanmaraş muhabiri):
Bazı şeyler vardır, görürsünüz ama ulaşamazsınız; güneş gibi, yıldızlar gibi. Bazı duygular vardır, tarifi mümkün olmayan. Dilinin ucundadır ama çıkmaz bir türlü. Yoktur o duyguların sözcüğü, cümlesi, harfi, sesi. 21 yıllık canım abim Aydın Şentürk'ü anlatacak sözcük de yok. Ama onu omzumda sonsuz yolculuğuna taşıdığım çok sevdiği köyünde, son kez baktığım mezarının başından ayrılırken söylediğimi buradan söylemek istiyorum, "İnsanlığı bize sen öğrettin. Bizi böyle bırakıp giderek de hayatın boş olduğunu gösterdin. Sen gerçekten de adeta insan iskeletine bürünmüş bir melektin."

Hüseyin KAÇAR (Diyarbakır muhabiri):
Aydın abi ile Sabah Gazetesinde 16 yıl boyunca kesintisiz çalıştık. Onu bir müdürden öte meslek büyüğümüz, ağabeyimiz gibi gördük. Aydın abi meslek hayatımın büyük bölümünü geçirdiğim Sabah'ın da önemli domino taşlarından biriydi. O Sabah'a olan sevgisini hasta yatağında gözlüğünün altından gazeteyi inceleyerek bir kez daha gözler önüne sermiş, içi dışı bir, sözünü esirgemeyen altın kalpli, tam bir Trakyalı'ydı.

Özgür ÖZDEMİR (Trabzon muhabiri):
Aydın Şentürk her şeyden öte bir ağabey gibiydi. İyi bir gazeteci ve aynı zamanda iyi bir öğreticiydi. Motivasyonumuzu sürekli yüksek tutardı. Hep daha iyisini isterdi. 'Hadi Özgür, sen bu işi koparırsın', 'Bak demiştim, ellerine sağlık, bravo gözlerinden öperim' sözlerini hiç unutamam. Mesleğimizin kilometre taşlarından birisi daha artık yok. Sen hep gönlümüzde yaşayacaksın Aydın abi...

Halit TURAN (Konya muhabiri):
Bazı yöneticiler vardır ki huzur, güven ve heyecan verir. Aydın abi de bütün bu özellikleri fazlasıyla taşıyan tanıdığım nadir insanlardandı. Birlikte çalıştığımız 4 yılda hiçbir kötü anımız olmadı. Samimiyeti ve verdiği desteğe hep layık olmaya çalıştım. Mekânı cennet olsun, nur içinde yatsın. Değerli eşine, çocuklarına ve Sabah ailesine sabırlar diliyorum.

Murat ALHAN (Samsun muhabiri):
Sabah ailesine 7 yıl önce katıldım ama 30 yıla yakın olan meslek hayatımda Aydın Şentürk ismini çok duydum. Haber konusunda birçok tartışma yaşadık. İşte burası çok önemli. Çünkü başka yerlerde bırakın müdürü, büro şefin ile bile tartışamazsın. Ama o benimle hiç kibirlenmeden defalarca tartışmıştır. Bir o kadar da gönlü ve kalbi yumuşaktı. Aslında hepsinden önemlisi, bu meslekte adamına sahip çıkmak çok önemlidir. Buna da defalarca şahit oldum. Onu tanıdığım ve birlikte çalıştığım için çok mutluyum. Cenab-ı Hak ailesine sabırlar versin, mekânını cennet eylesin.

Tuna ÇAM (Bursa muhabiri):
Bazı insanlar vardır, hayatınızın bir parçası olur; sesini duymadığınızda bir eksiklik hissedersiniz. İşte benim Aydın abim de öyle bir insandı.
Telefonumda ismi büyük harflerle kayıtlı tek kişiydi. O aradığında heyecanlanır, açmadan önce ne söyleyeceğimi düşünürdüm. Tam bir gazeteciydi.
Haber içinden haber çıkartır, sanki olay yerindeymiş gibi konuşurdu. Aydın abiyi tanımak benim için büyük ayrıcalıktı. Sabah kızar ama öğleden sonra gönlünü alacak kadar insana değer verirdi. 18 yıllık meslek hayatımda yazdığım en zor yazı. Keşke beni bu yazıyı yazmak zorunda bırakmasaydın Aydın abi. Seni çok özleyeceğiz.

Mehmet BONCUK (Gaziantep muhabiri):
Onun için söylenebilecek tek kötü bir söz, hatırlanacak tek kötü bir anı yok. En çetin işte bile 'Yaparsın sen bunu, hadi toplantıya yetiştir' demesi yeterli olurdu. Tek derdi haberdi. Birlikte çalıştığımız onca yılda haber dışında hiçbir kişisel talebi olmadı. Ama ekipteki arkadaşlarımızın en ufak sıkıntısı için çoğumuzu defalarca aradığı oldu. Her ölüm erken, her ölüm acıdır ama seninki çok erken, çok da acı oldu be abi!

Furkan NEHRİ (Erzurum muhabiri):
Sabah gazetesinde işe başladığımda Aydın abiyi arayıp kendimi tanıttım. 'Hayırlı olsun, biraz rahatsızım, süreçle çok ilgilenemedim. İnşallah daha çok konuşacağız ama şimdiden söyleyeyim: Gençsin, sakın yoruldum deme' diye nasihatte bulundu. Anılarımız olmadı belki ama 32 yıla sığdırdıklarını bir cümleyle özetledi. Daha çok anlatacakları vardı belki ama ömür buna yetmedi. Tanıyamayanların da ağabeyi olabilen güzel insan, mekânın cennetten bir bahçe olsun.
BİZE ULAŞIN